Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.07.2019 tarih ve 2010/237 E. - 2019/839 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.02.2020 tarih ve 2019/3008 E. - 2020/249 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen17.05.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten...
11. Hukuk Dairesi 2020/6831 E. , 2022/4037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.07.2019 tarih ve 2010/237 E. - 2019/839 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.02.2020 tarih ve 2019/3008 E. - 2020/249 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen17.05.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili aleyhinde İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2010/1773 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip dayanağı senedin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince,iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının savcılık aşamasında imzanın kendisine ait olduğu yönünde ikrarı bulunduğu, imzaya itiraz nedeni ile tehdit ve ikrah nedenine aynı anda dayanılması da yasa ve usul kurallarına aykırı olduğu, davacının tehdit iddiasının dinlenilmesinin mümkün olmadığı, hile yönünden ise davacıya delil listesindeki hangi delili ile hile olgusunu ispatlamak istediğinin açıklattırılması gerekmiş olup, bunu iddia eden davacının da bu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, İİK 72/4 uyarınca davalıların, %40 tazminat istemlerinin kabulüne karar vermiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ilk derece mahkeme kararına karşı yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkem...