Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/7563 · K. 2022/4963
Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/7563 K. 2022/4963

E. 2021/7563K. 2022/496325 Mayıs 2022
kadastro tespitibilirkişi raporubozma kararıtapuya tescilzilyetlikkazandırıcı zamanaşımı zilyetliğikazanılmış hak
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ...ve arkadaşları ile müdahil davacılar ... ve ...'ın davaları yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müdahil davacı ... Yönetiminin davasının reddine, müdahil davacı Hazinenin davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı ... ile katılanlar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; Mahkemece 21.10.2010 tarih ve 2010/11737 Esas, 12793 Karar sayılı bozma kararına uyulduğu halde, gereklerinin yerine getirilmediği, hükmüne uyulan bozma kararında, dayanak tapunun 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, Asliye...

Karar Metni

8. Hukuk Dairesi 2021/7563 E. , 2022/4963 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ...ve arkadaşları ile müdahil davacılar ... ve ...'ın davaları yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müdahil davacı ... Yönetiminin davasının reddine, müdahil davacı Hazinenin davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı ... ile katılanlar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; Mahkemece 21.10.2010 tarih ve 2010/11737 Esas, 12793 Karar sayılı bozma kararına uyulduğu halde, gereklerinin yerine getirilmediği, hükmüne uyulan bozma kararında, dayanak tapunun 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil hükmünün kesinleştiği tarihten sonra, kadastro tesbit tarihine kadar, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı gözetilerek, tapu kaydı ve tescil krokileri yöntemince uygulanarak, 3402 sayılı Kanun'un 20 ve 21. maddeleri gereğince yüzölçümü ile kapsadığı alanın saptanması ve bilirkişiye infaza olanak veren ifraz krokisi düzenlettirilmesi, tapu kaydı kapsamındaki bölüm için Hazinenin davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, kayıt fazlası bölüm için davasının kabulüyle, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gereğine değinilmesine rağmen Mahkemece, tapu kayıt miktar fazlası yönünden zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunu kabul edildiği, oysa, uyulan bozma kararında tapu kaydı miktar fazlası yönünden Hazinenin davasının kabulü gerektiğinin ifade edildiği, bozma kararına uymakla orada açıklanan biçimde araştırma yapılması ve yine orada benimsenen hukukî esaslar uyarınca karar verilmesi konusunda taraflar lehine usûli kazanılmış hak doğacağı, bundan başka tapu kaydı uygulamasına ilişkin harita mühendisi ... ... ve fen bilirkişi ... tarafından hazırlan krokili raporun hükme elverişli olmadığı, dayanak tapu kaydının doğu hududunun kuru dere, kuzey hududunun ise İsmet ... tarlası okuduğu, tespite esas tapu kaydının tescil krokisinde kuru dere ile dava konusu taşınmaz arasında, yine İsmet ... tarlası ile dava konusu taşınmaz arasında boşluk olmadığı halde, anılan bilirkişi raporunda yapılan uygulamada, kuru dere ile dava konusu taşınmaz arasında, yine İsmet ... tarlası ile dava konusu taşınmaz arasında boşluk bırakıldığı, bilirkişilerce tescil krokisi uygulanırken hangi sınırın sabit sınır olarak esas alındığının anlaşılamadığı açıklanarak, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, yeniden inceleme ve araştırma yapılması ve 3402 sayılı Kanun'un 20 ve 21. maddeleri gereğince krokiye itibar edilerek, sabit sınırlardan başlamak suretiyle kroki yöntemince zemine uygulatılması, t...

Benzer Kararlar

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/8540 · K. 2022/4861

24 Mayıs 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/7544 · K. 2022/3753

19 Nisan 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/5880 · K. 2022/4643

17 Mayıs 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/4533 · K. 2022/5329

6 Haziran 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/13481 · K. 2022/7910

11 Ekim 2022

Yargıtay8. Hukuk Dairesi

E. 2021/3273 · K. 2022/4704

18 Mayıs 2022