Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/4431 · K. 2022/8101
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/4431 K. 2022/8101

E. 2022/4431K. 2022/810130 Mayıs 2022
kısmi çalışma
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilâmına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi atfı ile 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2022/4431 E. , 2022/8101 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilâmına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi atfı ile 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; 02.01.1960 doğumlu davacının hizmet döküm cetveline göre; 01.04.1999-30.05.1999 tarihleri arasında davalı işverenliğe ait 1022278 sicil sayılı dosyada işlem gören iş yerinden, 20.07.1999-13.09.1999 tarihleri arasında yine davalı işverenliğe ait 1034347 sicil sayılı iş yerinden ve 17.11.2001-25.04.2002 tarihleri arasında 1034346 sicil sayılı davalı işyerinden kısmi süreli olarak toplamda 510 gün sigortalı bildiriminin yapıldığı, davalı işverenlikte 01.07.1998, 01.04.1999, 20.07.1999 ve 17.11.2001 tarihlerinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgelerinin mevcut olduğu, anılan bildirgelerdeki imzanın davacıya aidiyetinin tespitine ilişkin alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait olmadığının tespit edildiği, dosya kapsamında dinlenen bir kısım bordro ile davalı tanıklarının ifadelerinde davacının çalışmalarının kesintili olduğu, inşaatlarda yalnızca boya işi olduğu zamanlarda çağrıldığının ifade edildiği, Davacının 01.01.1998- 31.12.2003 tarihleri arasında davalı işverenlikte kesintisiz çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece bozma sonrası kararında, davacının davalı işverenlikte bildirilen süreler kapsamında kesintili ve aralıklı çalıştığı kabul edilerek, talebe konu dönemde kesintisiz çalıştığı yönündeki iddiasını ispatlayamayadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır Yukarıda belirtilen yasal mevzuat uyarınca; davacının çalışmalarına yönelik bozma ilamı doğrultusunda tüm süreyi kapsar şekilde tanık dinlenilmiş ise de; dinlenilen tanıkların da davalı iş yerinden yapılan bildirimlerinin de kısmi süreli olduğunun anlaşılmasına göre, özellikle 01.07.1998-01.04.1999 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalışmaları kayda geçmiş bordro tanıkları dinl...

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/2459 · K. 2022/3854

17 Mart 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9176 · K. 2022/12185

11 Ekim 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/3491 · K. 2022/4451

29 Mart 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/11122 · K. 2022/13398

1 Kasım 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/914 · K. 2022/4028

22 Mart 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/916 · K. 2022/4392

28 Mart 2022