Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, 01.10.2004-23.12.2006 ve 27.12.2006-31.08.2008 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde geçen hizmetinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece verilen 09.06.2015 tarihli karar, 21 Hukuk Dairesinin 09.05.2016 tarih ve 2015/16516 E., 2016/8163 K. sayılı ilamı ile taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak ortaya koyulması gereği belirtilerek bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında fiili çalışma iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar...
10. Hukuk Dairesi 2022/916 E. , 2022/4392 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, 01.10.2004-23.12.2006 ve 27.12.2006-31.08.2008 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde geçen hizmetinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece verilen 09.06.2015 tarihli karar, 21 Hukuk Dairesinin 09.05.2016 tarih ve 2015/16516 E., 2016/8163 K. sayılı ilamı ile taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak ortaya koyulması gereği belirtilerek bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında fiili çalışma iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bozma gereği yerine getirilmemiştir. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 6. maddesinde ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 92. maddesinde, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp aynı zamanda bir yükümlülüktür. 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b) İşin işverene ait yerde yapılması, c)Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. Bu nedenle dava konusu olayda öncelikle "hizmet akdinin varlığı" araştırılmalıdır; 818 sayılı Borçlar Kanununun 313/1. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 393/1) maddesinde, hizmet sözleşmesi; Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder. şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımda sadece hizmet ve ücret unsurlarına yer verilmişken, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesinde, bağımlılık unsuruna da yer verilmiştir. Hizmet akdi, her şeyden önce bir iş görme edimini zorunlu kılar. Bu sözleşmeyle sigortalıya yüklenen borç, işveren yararına bir iş görmek, hizmet sunmaktır. izleme işinin yapıldığı barakanın davacının evinin garajı/kömürlüğü olduğu, buranın davalı ... tarafından masrafları karşılanarak tavuk kesmeye müsait hale getirildiği ve davacının aynı mahalleden komşuları ile davalı tarafından gönderilen tavukları kesip temizleyerek, davalı tarafından gönderilen araçla satılmak ü...