24.05.2016 tarihli mahkumiyet hükmü sanığın hazır bulunduğu oturumda tefhim edilmiş ise de, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.04.2013 tarihli, 2012/1533 Esas ve 2013/113 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvurulacak kanun yoluna ilişkin bildirimin, sürenin başlangıcının tefhim ve tebliğ olarak gösterilmiş bulunması nedeniyle yanıltıcı mahiyette olduğundan, sanığın gerekçeli kararın 27.06.2016 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine verdiği 29.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede: Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanunun tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın...
11. Ceza Dairesi 2021/9089 E. , 2022/11191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet
24.05.2016 tarihli mahkumiyet hükmü sanığın hazır bulunduğu oturumda tefhim edilmiş ise de, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.04.2013 tarihli, 2012/1533 Esas ve 2013/113 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvurulacak kanun yoluna ilişkin bildirimin, sürenin başlangıcının tefhim ve tebliğ olarak gösterilmiş bulunması nedeniyle yanıltıcı mahiyette olduğundan, sanığın gerekçeli kararın 27.06.2016 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine verdiği 29.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede: Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanunun tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 01.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.