DAVA TÜRÜ : Hatalı Kadastro Nedeniyle Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ... ve ... davanın devamı sırasında hisselerini devir ettiklerinden bunlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar ..., .... ve ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 110 ada 2 parsel sayılı 96,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1990 yılından beri ...nın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve 07.09.2010 tarihinde tescil edildikten sonra, yargılama sırasında 01.08.2013...
8. Hukuk Dairesi 2021/11994 E. , 2022/5222 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Hatalı Kadastro Nedeniyle Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ... ve ... davanın devamı sırasında hisselerini devir ettiklerinden bunlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar ..., .... ve ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 110 ada 2 parsel sayılı 96,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1990 yılından beri ...nın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve 07.09.2010 tarihinde tescil edildikten sonra, yargılama sırasında 01.08.2013 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince ...ya satılarak bu kişi adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili 15.04.2013 tarihli dilekçesiyle, müvekkilleri olan davacıların .... ilçesi ... Mahallesi 110 ada 1 parselin zilyedi olduğunu ve anılan taşınmazın davacılar adına tespit gördüğünü, ancak bu parselin 123,45 m2 olması gerekirken kadastro sırasında 10 - 15 m2 daha küçük ölçülerek davalı adına tespit gören 110 ada 2 nolu parsele ilave edildiğini belirterek, 110 ada 2 nolu parsel lehine fazla tespit edilen 10 - 15 m2nin iptal edilerek davacıların kullanımında bulunan 110 ada 1 nolu parsele birleştirilmesi ve davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu edilen ve keşif krokisinde A harfi ile işaretli 6,04 m²lik kısmın davacıya ait 110 ada 1 parsel içerisinde kalan yer olduğu gerekçesiyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu karar yerinde görülmemiştir. Şöyle ki; bilindiği üzere, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem, idari işlem niteliğinde 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satış işlemi olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe 3. kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Somut olaya gelince; davacılar vekili, 15.04.2013 tarihli dava dilekçesi...