Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, bozma sonrası mahkemece yapılacak işlemleri düzenleyen 429. maddesinin ikinci fıkrasında; Mahkeme, temyiz edenden 434. madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir hükmü öngörülmüştür. Bu açık hüküm karşısında, mahkemece...
12. Hukuk Dairesi 2022/5650 E. , 2022/6692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, bozma sonrası mahkemece yapılacak işlemleri düzenleyen 429. maddesinin ikinci fıkrasında; Mahkeme, temyiz edenden 434. madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir hükmü öngörülmüştür. Bu açık hüküm karşısında, mahkemece tarafların beyanlarının alınmasından sonra yapılacak iş, açıkça bozma nedenlerine uyulması ya da eski kararda direnilmesine dair ara kararı oluşturmak olmalıdır. Bunun yanında mahkeme, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesindeki yetkisini kullanırken, bozma nedenlerinden her birine, ne sebeple uyduğunu ya da uymadığını gerekçesinde belirtmekle ödevlidir. Somut olayda; asıl dosyanın; İİKnin 97/1. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğünün takibin taliki ya da devamı konusunda bir karar verilmesi isteğine; birleşen dosyanın ise; davacı üçüncü kişinin, haczedilen demirlerin kendisine ait olduğunu ileri sürerek İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İcra mahkemesince ilk kararda istihkak iddiasının kabulüne, takibin talikine karar verildiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarih 2020/2449 E. - 2020/6380 K. sayılı karar düzeltme ilamı ile; icra müdürlüğünün isteminin prosedürün uygulanmasına yönelik bir işlem olduğu, usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı, bu istemin istihkak davası ile birleşmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, dosyaların tefrikine karar verilmesi gerektiği, diğer yandan istihkak iddiasına yönelik davanın da reddine karar verilmesi yönünde, hükmün bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozmaya uyulup uyulmamasına dair bir karar verilmeksizin davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece; bozma ilamına uyma yada direnme konusunda herhangi bir karar verilmediği gibi Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarih 2020/2449 E. - 2020/6380 K. sayılı bozma ilamında dosyaların tefrikine karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde bu yönde de bir karar verilmediği, bozmanın gereklerinin de yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıdaki yasa hükümlerine uygun olarak, tarafların bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti sonrasında bozma ilamına uyulup uyulmaması yönü...