Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2017 tarih ve 2016/878 E- 2017/881 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.11.2020 tarih ve 2017/6566 E- 2020/1977 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar ile dava dışı ...arasında arsa vasıflı taşınmazın 1/5000 ve 1/1000lik planlarının hazırlanması, yeşil alan olarak belirtilen bölümün arsanın %35ine çekilmesi ve imar...
11. Hukuk Dairesi 2021/639 E. , 2022/4538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2017 tarih ve 2016/878 E- 2017/881 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.11.2020 tarih ve 2017/6566 E- 2020/1977 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar ile dava dışı ...arasında arsa vasıflı taşınmazın 1/5000 ve 1/1000lik planlarının hazırlanması, yeşil alan olarak belirtilen bölümün arsanın %35ine çekilmesi ve imar durumunun alınması aşamasına getirilmesine kadar tüm işlerin davacı tarafından yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmeye istinaden davacıya 40.000 USD peşin olarak ödendiğini, davacının da davalıya 40.000 USD tutarlı teminat senedi verdiğini, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ve davalının 40.000 USD tutarlı teminat senedini taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olacak şekilde kötüniyetli olarak doldurarak icra takibine konu ettiğini ileri sürerek, davacının icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve senedin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu bonoda ve davacının ibraz ettiği sözleşmede teminat ibaresinin bulunmadığını, davacının senedin teminat için alındığını ve sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu senedin incelenmesinde ve taraflarca ibraz edilen delillere göre senedin davalıya sözleşmenin teminatı olarak verildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, dava konusu senedin, sözleşme nedeniyle davacıya ödenen hizmet bedelinin teminatı olarak verildiği kabul edilirse, senette "malen" kaydı bulunması nedeniyle, senedin nakit karşılığında alındığı, diğer bir ifade ile alınan hizmet bedeli karşılığında keşide edildiği hususunda ispat yükü davalının üzerinde olacağı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede "..., aldığı hizmet bedeli karşılığında kendi adına düzenlenmiş senet verecek" şeklinde hüküm bulunduğu, sözleşmeye göre davacının aldığı hizmet bedeli karşılığında senet düzenleneceği öngörüldüğüne göre, davacının davalıya 40.000,00 USD bedelli senet vermiş olmasının, davalıdan 40.000,00 USD hizmet bedeli aldığı hususunda karine oluşturacağı, bu durumda ise ispat yükünün karinenin aksini iddia eden davacıya ait olacağı, bu ihtimalde dahi ispat...