Sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, her ne kadar sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmiş ise de, iç giyim eşyalarının imalatı ve toptan ticareti faaliyetiyle iştigal eden sanığın vergi denetmenine verdiği ifadesinde, yabancı uyruklu kişilere giyim eşyası sattığını, söz konusu müşterilerin ödemeleri kendilerine yaparak malların faturalarını ağırlıklı olarak kargocu olarak tabir edilen firmalara düzenlenmesini istediklerini, bu nedenle faturaları kargocu olarak tabir edilen firmalara düzenlediklerini, bu şekilde sattıkları emtiaları koliler halinde hazırlayıp bu firmaların iş yerlerine götürdüklerini ifade etmesi, yine mahkeme huzurunda vermiş olduğu savunmasında da benzer beyanlarda bulunması ve tüm dosya kapsamından suça konu faturaların gerçek alıcılar adına...
11. Ceza Dairesi 2017/14890 E. , 2022/11849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, her ne kadar sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmiş ise de, iç giyim eşyalarının imalatı ve toptan ticareti faaliyetiyle iştigal eden sanığın vergi denetmenine verdiği ifadesinde, yabancı uyruklu kişilere giyim eşyası sattığını, söz konusu müşterilerin ödemeleri kendilerine yaparak malların faturalarını ağırlıklı olarak kargocu olarak tabir edilen firmalara düzenlenmesini istediklerini, bu nedenle faturaları kargocu olarak tabir edilen firmalara düzenlediklerini, bu şekilde sattıkları emtiaları koliler halinde hazırlayıp bu firmaların iş yerlerine götürdüklerini ifade etmesi, yine mahkeme huzurunda vermiş olduğu savunmasında da benzer beyanlarda bulunması ve tüm dosya kapsamından suça konu faturaların gerçek alıcılar adına düzenlenmediğinin faturaların mahiyeti itibariyle sahte olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı sahte fatura düzenleme suçunun unsurları itibariyle oluştuğu ve hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanunun tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.