Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 15.08.2013 tarihli "İş ve Hizmet Sözleşmesi" ile müvekkilinin davalı şirkette Genel Yayın Yönetmeni ve Medya Grup Başkanı olarak çalışmaya başladığını, tarafların söz konusu sözleşme çerçevesinde davalı şirketin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu nezdinde sahip olduğu uydu televizyon yayın lisansı ve frekansı üzerinden bağımsız bir televizyon kanalı kurması için hazırlık ve kurulum çalışmalarını yapmayı ve kanalın 01/10/2013 tarihinde test yayınına başlamasının kararlaştırıldığını, sözleşme ile kendisine yüklenen yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirmesine rağmen davalı...
6. Hukuk Dairesi 2022/1758 E. , 2022/3165 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 15.08.2013 tarihli "İş ve Hizmet Sözleşmesi" ile müvekkilinin davalı şirkette Genel Yayın Yönetmeni ve Medya Grup Başkanı olarak çalışmaya başladığını, tarafların söz konusu sözleşme çerçevesinde davalı şirketin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu nezdinde sahip olduğu uydu televizyon yayın lisansı ve frekansı üzerinden bağımsız bir televizyon kanalı kurması için hazırlık ve kurulum çalışmalarını yapmayı ve kanalın 01/10/2013 tarihinde test yayınına başlamasının kararlaştırıldığını, sözleşme ile kendisine yüklenen yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirmesine rağmen davalı şirketin işletme bütçesini sağlamadığı gibi müvekkili ile birlikte diğer çalışanların maaşlarını dahi zamanında ve gereği veya hiç ödemediğini, müvekkilinin iş akdinin 11/04/2014 tarihinde davalı şirket tarafından taraflar arasında mevcut sözleşme şartlarına aykırı bir şekilde sözlü olarak feshedildiğini, ücret alacağı 65.033,00 TL gününde ödenmeyen ücretlerin temerrütten itibaren günlük %5 fazla ödeme alacağı 10.000 TL tahsili fazlasının tespiti, söz. 6.3 md. ne göre 28 aylık ücret alacağı tespiti ve 5.000,00 TL nin 11.7.2014ten itibaren faiziyle tahsili ve kalanının tespiti ve söz. 4.3 md. şirket hisselerinin %10 hisselerinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, 06.07.2018 havale tarihli dilekçesi ile sözleşmenin 4.3 maddesi kapsamında davalı şirket hisselerinin %10'unun davacıya ait olduğunun tespiti talebinden vazgeçtiklerini belirtmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin gerekli sermaye yatırımlarını yaptığını, davacının ücret alacağı talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddiasının aksine süresinde test yayını başlatamadığını, işletme yerini davacının seçtiğini, davacı tarafından seçilen yayının yerinin lüks ve pahalı olduğunu, davacının sektöre sağlanan yatırım teşviklerinden ve devlet yatırımlarından yararlanmadığını, davacının kurumsal kimlik oluşturulması ve halkla ilişki kurulması yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava İstanbul 24. İş Mahkemesinin 2014/100 Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olup mahkeme 23/10/2014 tarih ve 2014/89 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında akdedilen 15/08/2013 tarihli sözleşmenin bir hizmet sözleşmesi olmayıp istisna sözleşmesi niteliğinde olmasından dolayı İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görev - dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup davacı tarafın bu karar aleyhine temyiz kanun yoluna başvurması neticesinde Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin...