Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği...
9. Hukuk Dairesi 2022/6507 E. , 2022/7211 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi Müstemir Yetkili
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; döşeme ustası olarak çalışmış olan davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak sona erdirildiğini, davacının haftanın 6 günü 08.00-18.30 saatleri arasında çalıştığını, dinî bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yaptığını, davacının dinî bayramlarda ve pazar günleri çalışmadığını ancak ücretin haftalık olarak ödenmesi nedeniyle bu günlere ait ücretin ödenmediğini, hak ettiği yıllık izinleri kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 02.05.2017 - 05.05.2017 tarihleri arasında devamsızlık yaptığını, davacıya 05.05.2017 tarihinde mazeret bildirmesi ve işe başlaması için ihtarname gönderildiğini, ancak davacının işe dönmediği gibi mazeret de bildirmediğini, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir nedene dayandırılarak feshedildiğinin davalı işverenlikçe ispatlanamadığı, davacının tüm çalışması boyunca 11 tam yıl kıdemine karşılık 190 gün yıllık ücretli izin hak ettiği, tüm dosya kapsamı itibarıyla davacının yıllık izin kullanmamasına rağmen yıllık izin defterinin davacıya boş olarak imzalatıldığının anlaşıldığı, davacının haftanın 5 günü 08.00-18.30 saatleri arasında, cumartesi günü de 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığı, günlük 1 saat dinlenme süresi olduğu, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı ancak dinî bayramlarda çalışma yapmadığı, dosyaya sunulan ödeme belgeleri ve hesap hareketleri incelendiğinde davacının ücret...