Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gölbaşı(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2010 tarihli ve 2010/142 Esas 2010/314 Karar sayılı kararına konu hakaret suçunun daha önceden de uzlaşmaya tabi olduğu ve anılan dosyada taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCKnın 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, kararda gösterilmeyen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak, ayrıca 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak...
2. Ceza Dairesi 2021/1283 E. , 2022/12064 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gölbaşı(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2010 tarihli ve 2010/142 Esas 2010/314 Karar sayılı kararına konu hakaret suçunun daha önceden de uzlaşmaya tabi olduğu ve anılan dosyada taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCKnın 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, kararda gösterilmeyen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak, ayrıca 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 26/12/2019 tarihli bozma ilamından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 22/10/2015 tarihli kararda, sanık hakkında 5237 sayılı TCKnın 155/2, 168/2, 62 ve 52/2 maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın 5 ay hapis ve 20 TL adli para cezası olduğu, bozma ilamı sonrasında yapılan kovuşturmada yeni hüküm kurulurken sanığın eylemine uyan maddeler uygulandıktan sonra sonuç ceza belirlenip, 1412 sayılı Kanunun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek hükmolunan yeni cezanın önceki hükümde verilen 5 ay hapis ve 20 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği halde, sanık hakkında TCKnın 142/1-a, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra 5271 sayılı CMKnın 307/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın dikkate alındığı belirtilerek 5 ay hapis ve 20 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi ve kazanılmış hak nedeniyle uygulama maddesinin 1412 sayılı CMUKnın 326/son maddesi yerine CMKnın 307/son maddesi olarak gösterilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasındaki 22/10/2015 tarihli, 2015/138-684 E.K. sayılı ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 5271 Sayılı CMK'nın 307/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki "5 AY HAPİS VE ...