Nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/12/2019 tarihli ve 2012/1333 soruşturma, 2019/8947 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/02/2020 tarihli ve 2020/274 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/02/2022 gün ve 14838-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2022 gün ve 2022/25814 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca olay hakkında vaki zamanaşımı nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip anılan karara karşı müşteki tarafından yapılan itirazın merciince...
2. Ceza Dairesi 2022/3419 E. , 2022/12056 K.
"İçtihat Metni" Nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/12/2019 tarihli ve 2012/1333 soruşturma, 2019/8947 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/02/2020 tarihli ve 2020/274 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/02/2022 gün ve 14838-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2022 gün ve 2022/25814 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca olay hakkında vaki zamanaşımı nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip anılan karara karşı müşteki tarafından yapılan itirazın merciince reddine karar verilmiş ise de, 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinde düzenlenen suçun gece vakti işlenmesinin hırsızlık suçunun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hali olması nedeniyle, aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143/1. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d maddesi uyarınca hesaplanan 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle halen dolmadığı gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli ve 2012/1247 Esas - 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; meçhul şüphelilerce atılı iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCKnın 116/4 ve 119/1-c maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunda 5237 sayılı TCKnın 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen suçların gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesinin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanunun 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCKnın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre 15 yıl olağan ve 22 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı sürelerinin geçmediği gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Oluşa ve dosya içeriğine göre, meçhul şüphelilerin atılı hırsızlık ...