Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle 1.784,17 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli karar başlığında, ''466 saylı Kanun uyarınca tazminat'' olan dava türünün "Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşılmasının yanında, ayrıca maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "2.037,74" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak...
12. Ceza Dairesi 2021/3354 E. , 2022/4648 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun uyarınca tazminat Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle 1.784,17 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli karar başlığında, ''466 saylı Kanun uyarınca tazminat'' olan dava türünün "Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşılmasının yanında, ayrıca maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "2.037,74" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde "1.784,17" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, az maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Tazminat davasının dayanağı olan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/64 Esas, 2007/21 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının silahlı terör örgütüne üye olmak ve yasa dışı terör örgütüne yardım etmek suçundan 23.11.2003- 02.06.2004 tarihleri arasında 192 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.05.2009 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının CMKnın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Davacının 125.000 TL maddi, 45.000 TL manevi tazminatın 24.11.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2007 tarih, 2004/64 E-2007/21 K sayılı beraat hükmünün anılan mahkemenin cevabi yazısına göre; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.05.2009 tarih, 2008/19693 Esas 2009/6067 sayılı onama kararıyla kesinleştiğinin bildirildiği, tazminat davasının ise 20.05.2011 tarihinde açıldığı, her ne kadar kesinleşme şerhli karar tebligatının tazminat davasının açılmasından sonra yapıldığı tespit edilmiş ise de, davacı aleyhine İçişleri Bakanlığı tarafından tazminat davasının dayanağı olan beraat kararının kesinleşmesinden sonra 12.06.2009 havale tarihli dilekçe ile İstanbul 12.Asliye Hukuk Mahkemesininn 2009/957 esasına kayden tazminat davası açıldığını ve buna ilişkin tebligatın davacıya ulaştığının anlaşılması karşısında davacının kesinleşen beraat kararından söz konusu tazminat davasının açıldığı tarih itibariyle haberdar olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda da davanın süresinde açılmamış olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan incelemede; ...