Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında 01.08.2015 ve 02.08.2015 tarihlerinde işlenen iki fiil ile ilgili olarak zincirleme suç hükümleri dikkate alınarak, 5237 sayılı TCKnın 142/2-h;, 143, 35 ve 142/2-h, 168 maddelerinden iki kez cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de; ilk derece mahkemesi tarafından TCKnın 142/2-h, 143, 43, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 19 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmiştir. Bu hükümler sanık tarafından verilen 15.07.2016 tarihli dilekçeyle temyiz edilmiştir. Yeni Türk Ceza Muhakemesi Sisteminde kural olarak, ne kadar sanık varsa o kadar dava vardır. Ne kadar suç varsa o kadar dava vardır. Bunların şahsi ve/veya fiili bağlantı nedeniyle birlikte görülüyor olması, bunların tâbi olduğu kanun yolunu değiştirmez. Örneğin; bağlantı nedeniyle birlikte görülen; mala zarar verme suçundan...
6. Ceza Dairesi 2021/14360 E. , 2022/9030 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında 01.08.2015 ve 02.08.2015 tarihlerinde işlenen iki fiil ile ilgili olarak zincirleme suç hükümleri dikkate alınarak, 5237 sayılı TCKnın 142/2-h;, 143, 35 ve 142/2-h, 168 maddelerinden iki kez cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de; ilk derece mahkemesi tarafından TCKnın 142/2-h, 143, 43, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 19 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmiştir. Bu hükümler sanık tarafından verilen 15.07.2016 tarihli dilekçeyle temyiz edilmiştir. Yeni Türk Ceza Muhakemesi Sisteminde kural olarak, ne kadar sanık varsa o kadar dava vardır. Ne kadar suç varsa o kadar dava vardır. Bunların şahsi ve/veya fiili bağlantı nedeniyle birlikte görülüyor olması, bunların tâbi olduğu kanun yolunu değiştirmez. Örneğin; bağlantı nedeniyle birlikte görülen; mala zarar verme suçundan verilen adli para cezası miktar itibariyle kesin olabilir. Konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise; bu hüküm itiraza tâbidir. Buna mukabil hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ise; karar tarihi ya da geçirdiği safahat itibariyle istinaf veya temyiz kanun yoluna tâbi olabilir. Esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı asıl hükmü askıda bırakan bir karar olup, itiraz kanun yoluna tâbidir. Denetim süresi içerisinde suç işlenmediği taktirde, dosyanın ele alınıp düşme kararı verilmesi gerekir. Ancak; TCKnın 43/1 maddesinde; Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak, bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. denilmek suretiyle zincirleme (müteselsil) suç hükümleri düzenlenmiştir. Gerçek içtimanın istisnalarından biri olan zincirleme suçta münferit olarak değerlendirildiğinde birden fazla suç söz konusudur. Ancak, suç ve ceza siyaseti açısından zincirleme suçun varlığı hâlinde bir cezanın verilmesi ve bu cezanın belli bir oranda artırılması suretiyle suç ve cezada orantılılık ile hakkaniyet ilkelerinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır. Temadi ya da teselsül eden suçlarda temadi ya da teselsülün sona erdiği tarihte, suça teşebbüste ise; son hareketin yapıldığı zaman suç işlenmiş sayılır. Zincirleme suçun varlığı halinde; zincirleme suçun kapsamı içindeki fiilleri dava zamanaşımı, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından münferit olarak değerlendirmek doğru değildir. Birer örnekle açıklamak gerekirse; Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı mağdura karşı, değişik zamanlarda ...