Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09/05/2012 ve 12/12/2016 gününde verilen dilekçe ile asıl davada tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat; birleştirilen davada elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ve tazminat talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulurak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne, davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulüne davacının maddi tazminat talebinin reddine dair verilen 16/09/2020 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-birleştirilen davada davalı vekili ve davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/06/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-birleştirilen davada davalı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar...
7. Hukuk Dairesi 2021/2870 E. , 2022/4258 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09/05/2012 ve 12/12/2016 gününde verilen dilekçe ile asıl davada tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat; birleştirilen davada elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ve tazminat talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulurak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne, davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulüne davacının maddi tazminat talebinin reddine dair verilen 16/09/2020 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-birleştirilen davada davalı vekili ve davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/06/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-birleştirilen davada davalı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilhare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademede tazminat; birleştirilen dava ise elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkinidir. Asıl davada davacı vekili, dava konusu 321 ada 71 parsel sayılı taşınmazın 30.03.1971 tarihli kadastro çalışması ile davalı şirket adına tescil edildiğini, söz konusu taşınmazın 1960 yılından bu yana müvekkili tarafından kullanıldığını ve üzerine 5 katlı bina yapıldığını; 1971 yılında yapılan işleme kadar ve dava tarihine kadar da davalı şirket tarafından söz konusu taşınmaz üzerinde hiç bir hak iddiasında bulunulmadığını, yapının değerinin arazinin değerinden yüksek olduğunu, müvekkilinin inşaat yaptığı arsanın Hazineye ait olduğunu düşünerek binayı yaptığını belirterek, dava konusu 321 ada 71 parsel sayılı taşınmazda üzerine bina yapılan taşınmazın Türk Medeni Kanununun 724. maddesi gereğince takdir edilecek bedel karşılığında müvekkili adına tesciline, mümkün olmazsa yapının değerinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın tapu malikinin müvekkili olduğunu ve iddia edildiği gibi taşınmazın sahipsiz bırakılmadığını, 43 senedir dava konusu taşınmazın vergilerinin davalı tarafça yatırıldığını; dava konusu taşınmaza davacının da dahil olduğu ve tespit dosyasında belirlenen şekilde 34 kişi ile birlikte müdahalede bulunulduğunu ve fuzuli şagil olduklarını;davacı tarafın iyi niyetli olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davacı vekili, müvekkiline ait 321 ada 71 parsel sayılı taşınmaz üzerine müvekkilinin muvafakati olmaksızın 5 katlı ruhsatsız ve kaçak bina yapılmak suretiyle kötü niyetli olarak el atıldığını, yapılan ihtarlara rağmen taşınmazın müvekkiline teslim edilmediğini belirterek; el atmanın önlenmesi...