Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/3296 · K. 2022/5854
Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3296 K. 2022/5854

E. 2022/3296K. 2022/585415 Haziran 2022
nafakatazminatboşanmaiştirak nafakasımanevi tazminattedbir nafakasıvelayetkamu görevlisikişilik haklarına saldırımaddi ve manevi tazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı erkeğin çalıştığı yere eşini götürmeyerek birlikte yaşamaktan kaçındığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davalı kadının ise kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2022/3296 E. , 2022/5854 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı erkeğin çalıştığı yere eşini götürmeyerek birlikte yaşamaktan kaçındığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davalı kadının ise kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince erkeğin işinin niteliği gereği sürekli şehir dışında farklı bölgelerde çalıştığı, eşini çalıştığı yerlere götürmesinin mümkün olmadığı bu sebeple birlikte yaşamaktan kaçınma kusurunun sabit olmadığı, sadece güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davalı kadının ise erkeğin ailesine soğuk davranışlar sergileme ve birlik görevlerini yapmama kusurlarının sabit olduğu gerekçesiyle tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü ile boşanmalarına, ortak çocukların velayetlerinin davalı anneye verilmesine, çocuklar lehine tedbir ve iştirak nafakası ile kadın lehine tedbir nafakasına hükmolunmuş, kadının tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş karar davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; Her ne kadar davacı tanıkları ziyarete gittiklerinde tarafların ortak konutlarının temiz ve düzenli olmadığını ve yemek yapılmamış olduğunu beyan etmiş iseler de davalı kadının, eşinin sürekli şehir dışında çalışması sebebiyle ikisi ikiz olmak üzere toplam üç çocuğuna tek başına baktığı, aynı zamanda kamu görevlisi olarak üniversitede çalıştığı, kaldı ki tanıkların dönem dönem ziyaretlerinde karşılaştıkları bu durumun süreklilik arz ettiğinin de ispatlanamadığı anlaşılmakla birlik görevlerini ihmal vakıasının kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Gerçekleşen bu duruma göre davacı erkeğin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davalı kadının ise süreklilik arz eder şekilde eşinin ailesine soğuk ve ilgisiz davrandığı, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin davalı kadına oranla "daha fazla" kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde,...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 174

1. Maddî ve manevî tazminat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 4

III. Hâkimin takdir yetkisi

Benzer Kararlar

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3572 · K. 2022/5056

30 Mayıs 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4270 · K. 2022/5544

8 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3300 · K. 2022/4988

26 Mayıs 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/5119 · K. 2022/5604

13 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/2423 · K. 2022/4636

18 Mayıs 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3640 · K. 2022/5069

30 Mayıs 2022