Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/881 · K. 2022/5950
Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/881 K. 2022/5950

E. 2022/881K. 2022/595016 Haziran 2022
boşanmaevlilik birliğinin temelinden sarsılmasısadakat yükümlülüğü
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasında ilk derece mahkemesince erkeğin eşine şiddet uyguladığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, bir eş ve baba olarak evinin geçimini ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak hususunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı erkeğin istinaf kanun yolu incelemesi talebi üzerine bölge adliye mahkemesi; davacı kadının usule uygun şekilde tanık deliline dayanmadığı halde...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2022/881 E. , 2022/5950 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasında ilk derece mahkemesince erkeğin eşine şiddet uyguladığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, bir eş ve baba olarak evinin geçimini ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak hususunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı erkeğin istinaf kanun yolu incelemesi talebi üzerine bölge adliye mahkemesi; davacı kadının usule uygun şekilde tanık deliline dayanmadığı halde dinlenilmemesi gereken tanık anlatımları esas alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kadın dava dilekçesinde nüfus ve adli sicil kaydına delil olarak dayanmış, davalı erkek ise duruşmaya katılarak; eşini defalarca aldattığının doğru olduğunu ancak pişman olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Türk Medeni Kanununun 184/3. maddesindeki "tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz" hükmünü tarafın boşanmayı kabul etmesi yada vakıayı ikrar etmesinin tek başına hakimi bağlamayacağı şeklinde anlamak gerekmektedir. Zira aynı maddenin ilk bendinde hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz, 4. bendinde ise hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder hükmü yer almakta olup madde bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ikrarın delil olma özelliğini ortadan kaldırmadığı gibi hakime dosyanın bütününü serbestçe değerlendirebilme hak ve yetkisi sunduğu anlaşılmaktadır. Eşlerin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri Türk Medeni Kanununda açıkça düzenlenmiştir. Kanundaki bu yükümlülükler genel olarak; Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar (TMK m. 185)." şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda anlatılanlar ışığında; davalı erkeğin adli sicil kaydı ve dosya bütünü dikkate alındığında ilk derece mahkemesi hakiminin davalı erkeğin beyanları ve ikrarını samimi bulduğu, boşanmanın dayandığı olguların gerçekleştiği konusunda vicdani kanaate sahip olduğu ve davanın kabulüne karar verildiği halde bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün ...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 185

I. Genel olarak

Benzer Kararlar

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4142 · K. 2022/5664

13 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3296 · K. 2022/5854

15 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3300 · K. 2022/4988

26 Mayıs 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/5469 · K. 2022/5967

20 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/2141 · K. 2022/4338

11 Mayıs 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/2423 · K. 2022/4636

18 Mayıs 2022