Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 07.08.2012 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme ile belirlenen tüm edimini yerine getirmesine rağmen davalı arsa sahibinin davacıya hak ettiği tapuları devretmediğini ayrıca sözleşme tarihinde tapu kaydında mevcut olmayan ve davacı yükümünde bulunmayan, DOP kesildikten sonra fazla verilen 44,5 m² alan bedeli olarak belediye başkanlığı lehine konulan ipotek bedelinin de davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, dava konusu 3 adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini,...
6. Hukuk Dairesi 2021/3006 E. , 2022/3437 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R - Davacı vekili, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 07.08.2012 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme ile belirlenen tüm edimini yerine getirmesine rağmen davalı arsa sahibinin davacıya hak ettiği tapuları devretmediğini ayrıca sözleşme tarihinde tapu kaydında mevcut olmayan ve davacı yükümünde bulunmayan, DOP kesildikten sonra fazla verilen 44,5 m² alan bedeli olarak belediye başkanlığı lehine konulan ipotek bedelinin de davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, dava konusu 3 adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, devirlerin süresinde yapılmamasından doğan kira kaybının ve ödenen ipotek bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının edimini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, halen iskanın alınmadığını, ipotek bedelinin davacı tarafından ödenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil ile tazminat isteminin reddine, ipotek bedelinin ise davalıdan tahsiline dair verilen karar, Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarih, 2016/5591 E.- 2019/4095 K. sayılı ilamıyla, tespit edilecek eksik ve ayıplı imalatlar tutarının davacıya depo ettirilmesi neticesinde birlikte ifa kuralına uygun hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafça depo edilen bedel karar kesinleştiğinde davalıya ödenmek üzere tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 266/1. (1086 sayılı HUMK'nın 275.) maddesi, "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmünü içermektedir. Aynı Kanun'un 282. (1086 Sayılı HUMKnın 286.) maddesinde belirtilen bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı ve hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği hükmü, HMK'nın 281. (HUMK'nın 283.) madde hükmü uyarınca bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor ya da sözlü açıklama alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişi incelemesine karar verildikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul ...