Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükme yönelik; Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra öne sürüldüğü belirlenmiştir. Sanığın temyiz isteği yönünden hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun...
1. Ceza Dairesi 2022/3829 E. , 2022/5321 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükme yönelik; Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra öne sürüldüğü belirlenmiştir.
Sanığın temyiz isteği yönünden hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/6041 Esas, 2020/13028 Karar sayılı kararıyla; "1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCKnin 86/2. maddesi kapsamında yer alan 'Basit Kasten Yaralama' suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının 'dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası'na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMKnin 251/1. maddesine göre, 'Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.' şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile '01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.' şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile '...kovuşturma evresine geç...