Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/633 · K. 2022/5001
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/633 K. 2022/5001

E. 2021/633K. 2022/500120 Haziran 2022
tazminatcezai şartmanevi tazminatmaddi zarartazminat davasımaddi tazminatmaddi ve manevi tazminatistinaf başvurusunun kabulühaksız rekabetbilirkişi raporu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.03.2017 tarih ve 2016/857 E- 2017/145 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2020 tarih ve 2017/6522 E- 2020/2040 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında İstanbul iliyle sınırlı olmak üzere yetkili bölge bayiliği ve taahhütname sözleşmesi imzaladığını, buna göre davacının İstanbul ilinde davalının...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/633 E. , 2022/5001 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.03.2017 tarih ve 2016/857 E- 2017/145 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2020 tarih ve 2017/6522 E- 2020/2040 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında İstanbul iliyle sınırlı olmak üzere yetkili bölge bayiliği ve taahhütname sözleşmesi imzaladığını, buna göre davacının İstanbul ilinde davalının ürettiği ürünlerin satışını üstlendiğini, davacının bu sözleşmeye istinaden personel alımı, yatırımlar gibi masraflar yaptığını, bankadan kredi çektiğini, ancak davalının bayilik sözleşmesine rağmen müşterilerine doğrudan daha düşük bedelle ürün sattığını, davacıyı zarara uğrattığını, müşterilerin davacıyı bırakıp daha düşük bedele davalıdan ürün aldığını, davacının davalı ile rekabet etme şansının olmadığını, bu nedenle satışlarının düştüğünü, itibarının zedelendiğini, zarara uğradığını belirterek, şimdilik haksız rekabete dayalı olarak uğranılan zarar nedeniyle dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte 10.000.- TL, yine haksız rekabete dayalı olarak davacının itibarının zedelenmesi, güvenilirliğini kaybetmesi nedeniyle şimdilik 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, karşı davanın ise reddini istemiştir. Davalı vekili, müvekkillerinin beyaz et üreticisi olduğunu, ürettiği ürünleri tüm Türkiye çapında bayiler veya kendi pazarlama elemanları aracılığı ile sattığını, davacı ile tek satıcılık sözleşmesi yapılmadığını, ürünlerin başka bayiler tarafından da satılabileceğinin kararlaştırıldığını, üretilen ürünlerin üretici firmanın elinde kalmasının önlenmesi için her üretici firma bayilerin yanında kendi pazarlama ağını da kurduğunu, davacı ile bölge bayi olarak ticaret yapıldığını, ancak davacının hem kendilerinden hem de sözleşmeye göre yasak olmasına rağmen başka üreticilerden de mal aldığını, böylece davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkili firmanın da daha önceden de yaptığı gibi kendi ürünlerini kendi elemanları ile veya başka bayiler aracılığı ile satmaya devam ettiğini, bu nedenle ortada sözleşmeye aykırı bir durum olmadığını, asıl sözleşmeye aykırı davrananın davacı olduğunu, davacı ile aralarındaki ticaretin 2010 yılında sona erdiğini, davasını 2012 yılında açtığını,bu nedenle davacının dava dilekçesindeki talepleri...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 353

II. Evlilik sona erince

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 353

Duruşma yapılmadan verilecek kararlar48

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 1

Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1256 · K. 2022/5872

14 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3584 · K. 2022/5542

6 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/9153 · K. 2022/2305

23 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2472 · K. 2022/4359

2 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/8365 · K. 2022/4952

16 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1044 · K. 2022/5160

22 Haziran 2022