MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekilince istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21/06/2022 günü temyiz eden davacılar vekili ile aleyhine temyiz olunan davalı Hazine vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karara karşı,...
5. Hukuk Dairesi 2021/10023 E. , 2022/11382 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekilince istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21/06/2022 günü temyiz eden davacılar vekili ile aleyhine temyiz olunan davalı Hazine vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre;, ... parsel sayılı taşınmazın, yörede yapılan kadastro çalışmaları esnasında uygulanan, 17/09/1969 tarih ve 92 sıra nolu tapu kaydına istinaden, "avlulu kagir 12 dükkanlı han ve otel" vasfı ile, 1/2'şer oranında, ... kızı ... ve ... kızı ... adlarına tespit gördüğü; yapılan tespite itiraz edilmesi üzerine de, Tapulama Komisyonu'nun 11/11/1971 tarihli kararı ile; taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi ve komisyon kararının da 06/07/1972 tarihinde kesinleşmesi üzerine, 1/2'şer oranında, ... kızı ... ve ... kızı ... adlarına 06/07/1972 tarihinde tapuya tescil edildiği ve davacıların kök murisi ... oğlu ... ...'e ait iken, yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında lakabını nufüs ve tapu kayıtlarında hile ve sahtecilik yolu ile ekleterek ... oğlu ... ... olarak senetsizden taşınmazın, ... oğlu ... ... mirasçıları adına hatalı ve usulsüz olarak tespit görüp, tapuya tescil edildiğini belirtilerek tazminat talebinde bulundukları anlaşılmıştır. TMK'nın 1007. maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında, mülkiyet kaybının kesinleştiği tarihten itibaren TBK 125. md. (eski 146. md.) göre 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 başvuru nolu 25/07/2017 tarihli, 29/09/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ... kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/11/2009 tarihli 2009/4-383 E. - 2009/517 K. sayılı kararı nazara alındığında; Hukuk Genel Kurulu kararı ile TMK'nın 1007. maddesi ile düzenlenen tazminat için hukuk yolu etkili hale gelmiş olup, ne var ki HGK karar tarihi olan 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolanlar açısından dava açılmasının mümkün kılacak makul süre içinde TMK'nın 1007. maddesi dayanarak dava açılmalıdır. Buna göre, Anayas...