Dava, davacının eksik hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.03.2012 tarihi itibariyle davalı kurumca aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıya dava tarihi itibariyle 1.455,16 TL eksik yaşlılık aylığı ödendiğinin tespitine, davacıya eksik ödenen 1.455,16 TL yaşlılık aylığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazla isteğin reddine, karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hukuk Muhakemeleri Kanununun...
10. Hukuk Dairesi 2020/9333 E. , 2022/9531 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının eksik hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.03.2012 tarihi itibariyle davalı kurumca aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıya dava tarihi itibariyle 1.455,16 TL eksik yaşlılık aylığı ödendiğinin tespitine, davacıya eksik ödenen 1.455,16 TL yaşlılık aylığının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazla isteğin reddine, karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). Fıkrasında, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Eldeki davada ise, mahkemece davacı hakkında öncelikle aylık miktarının tespiti ve sonrasında diğer talepleri hakkında infaza elverişli bir şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırıdır. Diğer taraftan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36. maddesi gereğince, ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmların harçlardan bağışık olduğu göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece Kurumun harç tutarından sorumluluğu yönünde karar verilmesi ile davanın tespit istemi içermesi karşısında davalı Kurum lehine de maktu vekâlet ücreti tayini gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereğince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hükmün tamamen silinmesi ile yerine; 1-Davanın kısmen kabulüne, a-Davacıya 01.03.2012 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması, 01.03.2012 tarihi itibari ile bağlanması gereken aylığın miktarının 685,07 TL asıl, 27,40 TL ek ödeme olarak toplam 712,47 TL olması ve buna göre bu aylığın çeşitli artış yasaları ile arttırılarak kurumca ödeme yapılması gerektiğinin tespitine, c-Davacıya ödenmesi gereken 2012 yılı 3. Ayda 712,47 TL, 2012 yılı 4. Ayında 712,47 TLye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tah...