1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 5. Tüketici Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) Geçici Madde 3 hükmüne göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davalı vekilinin duruşma isteminin reddine oy birliğiyle karar verilip dosyadaki...
Hukuk Genel Kurulu 2020/342 E. , 2022/979 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 5. Tüketici Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) Geçici Madde 3 hükmüne göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davalı vekilinin duruşma isteminin reddine oy birliğiyle karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 12.03.2003 tarihinde satın aldığı ...Yenişehir Bambu Evleri sitesindeki taşınmazın bir kısım ortak alanlarının bulunduğu arazilerin Belediyeye ait olduğunun sonradan öğrenildiğini, davalının belediyeye ait olduğunu bilmesine rağmen kendi mülkiyetlerindeymiş gibi sosyal tesislerin daire sahiplerinin ortak malı olduğunu söyleyerek satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu durumun o süreçte davacı tarafından öğrenilmesinin mümkün olmadığını, maket üzerinden satış yapılırken tüm sitenin güvenlik, basketbol sahası, tenis kortu, otopark gibi alanların olduğu bir bütün olarak gösterildiğini ve bu çevre içinde bir yaşam vaadedildiğini, müvekkilinin de bu taahhütlere ve aynı kapsamdaki sözleşmeye dayanarak evi satın aldığını, belediyenin ecrimisil talep etmesi üzerine sosyal tesislerin bulunduğu alanların siteye ait olmadığının ortaya çıktığını, sözleşmenin bu suretle eksik ifa edilmesi nedeniyle zarara uğranıldığını ileri sürerek ıslahla birlikte 7.734TL'nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili davaya konu taşınmazın 10.01.2004 tarihinde teslim edildiğini, davacının sözleşme anında satın aldığı dairenin ve/veya ortak alanlarının nereye yapılacağını tapu sicil kayıtlarından görebilecek durumda olduğunu, taşınmazın hâlihazır durumu bilinerek satın alındığını ve teslimden beri tam ve eksiksiz şekilde kullanıldığını, durumu ile bilerek satın aldığı ve 2004 yılından beri tam ve eksiksiz olarak satın aldığı şekilde kullandığını, müvekkilinin taahhüt ettiği hâlde ifa etmediği herhangi bir borç ve yükümlülüğünün bulunmadığını, davaya konu alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli, 2013/611 E., 2014/1051 K. sayılı kararı ile; projenin tanıtım materyalleri ve duvarla çevrilmesi ...