Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, karar tarihinde cezaevinde bulunan sanığa CMKnın 263. maddesi uyarınca hükmün cezaevi veya tutukevi aracılığı ile verilecek dilekçe ile temyiz edilebileceğine ilişkin bir açıklık bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın 21/03/2016 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu ve sanığın dilekçesindeki anlatımından sadece tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; 1-Sanık müdafiinin, sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kararın yargılamaya katılmayan ve sanık müdafii olduğunu beyan eden Av. ...., tarafından 09/02/2016 tarihli dilekçe ile temyiz...
2. Ceza Dairesi 2021/1088 E. , 2022/13018 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, karar tarihinde cezaevinde bulunan sanığa CMKnın 263. maddesi uyarınca hükmün cezaevi veya tutukevi aracılığı ile verilecek dilekçe ile temyiz edilebileceğine ilişkin bir açıklık bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın 21/03/2016 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu ve sanığın dilekçesindeki anlatımından sadece tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; 1-Sanık müdafiinin, sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kararın yargılamaya katılmayan ve sanık müdafii olduğunu beyan eden Av. ...., tarafından 09/02/2016 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, mahkemenin Temyiz dilekçesinin, dosyada vekaleti bulunmadığından, bu konuda yapılan telefon görüşmelerinden de sonuç çıkmadığından geçersiz sayılacağı ihtarını içeren tebligatın 12/04/2016 tarihinde yapılmış olmasına rağmen, müdafiinin dosyaya vekaletname ibraz etmediğinin anlaşılması karşısında, hükmü temyize yetkisi bulunmayan Av. .....,ün temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2-Sanığın, hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-Sanığın, taksi durağında tartıştığı mağdura yönelik olarak "Göreceksin oğlum bu durağı başına yıkacağım" diyerek taksi durağından ayrılmasından sonra, arkadaşlarıyla birlikte yeniden durağa gelerek o esnada mağdurun bulunmadığı durağın camlarını, masayı, masa üstündeki bilgisayarı, internet modemini, telsiz telefon ve cep telefonunu kırıp, "Buranın kralı biziz lan adamı böyle ezeriz" diyerek elinde bulunan ve olay sonrası ele geçirilemeyen pompalı tüfekle havaya ateş edip oradan araçla uzaklaşması biçimindeki eyleminde, silahla tehditin kabulü için silahın, tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak görüp hissedebileceği ve mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerektiği, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmesinin, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılmayacağı, ancak suçun birden fazla kişi tarafından işlenmiş olması nedeniyle TCKnın 106/2-c maddesinde düzenlenen suçun oluştuğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında suç vasfının nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 106/1-1. maddesi ile hüküm kurulması, Kabule göre de; b-Tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki 03/08/2014 tarihli beyanına göre, sanığın taksi durağının yanında arkadaşları ile alkol aldıktan sonra bağırmaya başladığı, mağdurun yanlarına giderek "Burada alkol almanız yanlış, sizi...