Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yoklukta verilen kararın sanığın bilinen son adresine tebliğ edilmesi ve anılan bu tebligatın sanığın adreste bulunmadığı şerhi ile iade olunması halinde 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince sanığın adres kayıt sistemindeki adresine yapılması gerekirken, sanığın bilinen ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine doğrudan MERNİS şerhiyle yapılan tebligat ile sonrasında Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüz olduğundan, sanık müdafinin temyiz isteği süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25/03/2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere;...
7. Ceza Dairesi 2021/32025 E. , 2022/11396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5809 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yoklukta verilen kararın sanığın bilinen son adresine tebliğ edilmesi ve anılan bu tebligatın sanığın adreste bulunmadığı şerhi ile iade olunması halinde 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince sanığın adres kayıt sistemindeki adresine yapılması gerekirken, sanığın bilinen ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine doğrudan MERNİS şerhiyle yapılan tebligat ile sonrasında Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüz olduğundan, sanık müdafinin temyiz isteği süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25/03/2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden ve suça konu cep telefonlarına ait abonelik sözleşme asılları ile fotokopilerinin tüm yapılan araştırmalara rağmen bulunamadığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin yasal delillerin nelerden ibaret olduğu olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Sanığın bilinen son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine MERNİS adresi ibaresi ile çıkarılan ve tanınmadığı gerekçesiyle doğrudan muhtara yapılan tebligat işlemi usule aykırı olduğu gibi sanığın her bir eylem karşılığı için 1.000,00 Türk lirası üzerinden ayrı ayrı para cezası hesaplanmak suretiyle dört adet abonelik sözleşmesi için ön ödeme teklifinde bulunulmuş ve sanık yapılan ön ödeme ihtarına uymamış ise de, 5237 sayılı Kanunun 75/1-a maddesi uyarınca yalnızca adlî para cezası öngörülen suçlarda cezanın alt sınırının ödenmesinin yeterli olacağı, somut olayda da sanığın eyleminin tek bir suç olduğu gözetildiğinde, sanığın buna göre hesaplanacak ön ödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmış olduğu cihetle, mahkemesince sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 3- Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMKnun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanunun geçici 5/1-d bendinde yer ala...