Dava, sigortalı çalışmaların iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararından sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için,...
10. Hukuk Dairesi 2021/11249 E. , 2022/9744 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :... Mahkemesi
Dava, sigortalı çalışmaların iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararından sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu davada davacı, 20.09.2013 tarihli kurum denetmen raporuna istinaden iptal edilen 1996-1999 ve 2006-2008 yılları arasındaki 1000 günlük çalışma süresinin fiili çalışma olarak tespitiyle, yeniden yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiştir. Mahkemece dairemizce verilen bozma kararının ardından davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli değildir. Buna göre eldeki dava dosyası incelendiğinde, mahkemece bozma kararına uyulmasına karşın bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. HMK 31. madde gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, HMK 31 maddesi ve 119/1-e maddesi gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; davacının beyanı alınarak, dava konusu talep ve kurum işleminde belirtilen dönemler açık ve net bir biçimde belirlenmelidir. Kurum denetmen raporu ve mahkeme sahfasında alınan beyanlar arasında bariz çelişkiler olduğu görülmekle, öncelikle ifadesine başvurulan kişilerin beyanları arasındaki bu çelişkiler giderilmelidir. Bu husus giderilirken dava dışı şirketin ortak ve yöneticisinin kurum denetmenine verdiği yazılı beyan ve yine denetmen raporu sonrasında bildirimleri iptal edilen ve bu işlemin iptaline karşı açtığı dava sonrası verilen hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülen emsal nitelikteki diğer sigortalıların dava dosy...