Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16.04.2019 tarih ve 2019/37 E. - 2019/343 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; taraflar arasında 10.10.2008 tarihinde akdolunan beş yıl süreli münhasır distrübütörlük sözleşmesi kapsamında müvekkilinin davalı yanca üretilen kardiyoloji ve radyoloji alanındaki bütün ürünlerin ve close pad adlı ürünün Türkiye ve yurt dışındaki tek...
11. Hukuk Dairesi 2022/3454 E. , 2022/5214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16.04.2019 tarih ve 2019/37 E. - 2019/343 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; taraflar arasında 10.10.2008 tarihinde akdolunan beş yıl süreli münhasır distrübütörlük sözleşmesi kapsamında müvekkilinin davalı yanca üretilen kardiyoloji ve radyoloji alanındaki bütün ürünlerin ve close pad adlı ürünün Türkiye ve yurt dışındaki tek satıcısı olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa ettiği halde, davalının üstlendiği taahhütlerine uymadığını, sözleşmenin 8. ve 13. maddesi hükümlerine aykırı davranarak kendi ad ve hesabına malzeme satışları yaptığını, tek yetkili satıcı olarak müvekkilini tayin etmesine rağmen davalının yaptığı bu satışlarla müvekkilini zor durumda bıraktığını, randımanlı satış yapmasını engellediğini, akabinde de taahhüt edilen 5.000 adet ürünün alınmadığı gerekçesiyle 21.07.2010 tarihinde sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasındaki muarazanın men'ine, davalı yanın ihlalleri nazara alınarak, müvekkilinin yoksun kaldığı kâr nedeniyle şimdilik 10.000.00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı yanca taahhüt edilen miktarda mal alımı yapılmadığı gibi patenti müvekkiline ait sözleşme konusu tıbbi malzemelerin davacı tarafından çoğaltılarak satıldığını ve davacı iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece direnme kararı üzerine verilen Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.2018 tarihli ve 2017/19-1649 Esas ve 2018/1467 Karar sayılı bozma ilamına uyularak taraflar arasında yer alan distribütörlük sözleşmesinin 12/2.maddesi gereğince taraflardan herhangi birisi sözleşmeye aykırı davrandığında tarafların önce aykırı davranan tarafa aykırılığı gidermesi için ihtarname göndermesinin gerektiği, söz konusu ihtarnameye rağmen aykırılık giderilmediği takdirde sözleşmenin feshedilebileceği, davalı tarafından davacı tarafa aykırılığı gidermesi için herhangi bir ihtarname göndermeden direkt olarak sözleşmenin feshedildiği, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davacının zararının 50.863,60 TL olarak belirlendiği, davacının tazminat talebinin 10.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu bedele 14/07/2011 tarihinden itibaren avans fai...