Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanık hakkında ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2010 tarih, 2009/585 esas 2010/1039 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın yüzüne karşı verildiği, kararda, kanun yolu bildiriminde tefhim/tebliğ denilmek suretiyle yanıltma yapıldığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu...
4. Ceza Dairesi 2020/16774 E. , 2022/16146 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanık hakkında ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2010 tarih, 2009/585 esas 2010/1039 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın yüzüne karşı verildiği, kararda, kanun yolu bildiriminde tefhim/tebliğ denilmek suretiyle yanıltma yapıldığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı, Yerel Mahkemece verilen 23/11/2015 tarihli mahkumiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 31/03/2010 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık ...ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnın 321.maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUKnın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCKnın 66/1-e ve CMKnın 223/8.maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 28/06/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.