Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.1996-13.10.2016 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesinde çeşitli pozisyonlarda çalıştığını, son olarak müdürlük görevini sürdürdüğünü, 01.10.1998 tarihinden itibaren muvazaaya dayalı bulunan acentelik sözleşmeleri imzalamak zorunda bırakıldığını, muvazaanın giderilmesi ile acentelik değil gerçek...
9. Hukuk Dairesi 2022/6751 E. , 2022/8509 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 9. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.1996-13.10.2016 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesinde çeşitli pozisyonlarda çalıştığını, son olarak müdürlük görevini sürdürdüğünü, 01.10.1998 tarihinden itibaren muvazaaya dayalı bulunan acentelik sözleşmeleri imzalamak zorunda bırakıldığını, muvazaanın giderilmesi ile acentelik değil gerçek anlamda müdürlük yapmak istediği için talepte bulunduğunu, bunun üzerine iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının çalışma süreci boyunca işçilerin alacaklarından sorumlu tutulduğunu, şubede çalışan işçilerin muvaazalı sözleşmeler düzenleyerek davacı yanında çalışıyor gibi gösterildiğini, işçilerin haklarının bu suretle gasp edildiğini, davacının acentenin sorumluluğunu taşıyacak derecede bağımsız bir tacirin çalışma şartlarına haiz olmadığı gibi yüklenici olarak işi üstlenme ve istisna sözleşmelerine konu eserleri kendi teknik imkânları ile tamamlayacak derecede mali güce de sahip olmadığını, davacının kanuni mesai saatleri dışında çalıştırıldığını, yıllık izin kullandırılmadığını, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dışındaki diğer tüm resmî ve dinî bayramlarda çalıştığını ancak bu çalışmaları karşılığı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; |davanın yetkisiz ve görevli olmayan mahkemede açıldığını, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının sadece 01.11.1996-04.10.1998 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığını, 1998 yılından 2016 yılına kadar ise acente olarak faaliyet gösterdiğini, Acente G3 yetki belgesi olduğunu, işyerinde yapılan kasa sayımında davacının sorumluluğunda kasa açığı bulunduğunun tespit edildiğini ve hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca resmî kurumlara da borçlu olduğunun öğrenildiğini, bu nedenlerle sözleşmenin feshedildiğini, davacının işçi statüsünde olmadığını; hizmetlerinin karşılığı olarak gelen ve giden kargo sayısı temelinde sözleşmede belirtilen formüle göre hak ediş tutarına göre her ay bağımsız fatura düzenleyen ve ...