Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin 2008 yılı Kasım ayında müvekkili davacı nezdinde çalışmaya başladığını 11.06.2012 tarihine kadar çalıştığını, alım- satım, banka ve diğer parasal konularda yetkili personel olduğunu, 2012 yılı Haziran ayı başında yapılan kontrollerde aynı kalem iş için hem Şirkete ait kredi kartından hem de nakit...
9. Hukuk Dairesi 2022/6016 E. , 2022/8513 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 30. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 28. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin 2008 yılı Kasım ayında müvekkili davacı nezdinde çalışmaya başladığını 11.06.2012 tarihine kadar çalıştığını, alım- satım, banka ve diğer parasal konularda yetkili personel olduğunu, 2012 yılı Haziran ayı başında yapılan kontrollerde aynı kalem iş için hem Şirkete ait kredi kartından hem de nakit avanstan ödeme göstermek suretiyle işlem tesis ederek nakdi olarak ödendi gösterdiği miktarları uhdesine geçirdiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine geçmişten itibaren tüm işlemlerinin incelemeye alındığını, ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1611 Esas sayılı dosya ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ile özel evrakta sahtecilik suçlarından yargılama yapılarak mahkumiyet hükmü verildiğini, soruşturma aşamasında sadece çok kısa bir dönemin incelemesi tamamlanmış olduğundan ilgili dönem açısından tespit edilen miktarın suç duyurusuna konu edildiğini, ancak ceza yargılamasına konu edilen tutardan ayrı olarak 98.781,00 TL daha zararın olduğunun anlaşılması üzerine tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından vaki borca itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek borca itirazın iptali ile takibin devamına ve takip miktarının %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu edilen borcun sebebinin gösterilmediğini, davalının, öncelikle alım- satım sorumlusunun, sonra alım- satım müdürünün ve Şirket sahibinin bilgisi dâhilinde işlem yaptığını, tedarikçi firma ile görüşüp anlaştıktan sonra ödemeleri açık hesap, kredi kartı veya nakit olarak tedarikçi firmaya ödediğini, davalının o güne ilişkin iş listesinde gidilecek yerlerden ürünleri alıp Şirkete getirdiğini, malzeme alınan yerlere yapılacak ödemeleri ise alım- satım sorumlusunun bildiğini ve ona göre davalıya nakit veya kredi kartı vererek ödeme yaptığını, davalının alınan malların listesi ve ödeme listelerini Şirkete teslim ettiğini, Şirket üst sorumlularından habersiz harcama yapmasının mümkün olmadığını, davalı hakkında ceza yargılamasında özel belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ...