Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.10.2000-11.09.2015 tarihleri arasında davalı Şirkete ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmenin davalı işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasının kabulüne karar edildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen Mahkeme kararının tebliğ...
9. Hukuk Dairesi 2022/7674 E. , 2022/8511 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 27. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.10.2000-11.09.2015 tarihleri arasında davalı Şirkete ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmenin davalı işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasının kabulüne karar edildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen Mahkeme kararının tebliğ edilmesi üzerinde kanuni süre içerisinde davalı işverene başvurulduğunu, davalı işverence davacı işçinin işe başlatılması yönünde bir çağrı olmadığı gibi 10.01.2018 tarihinde 60.039,71 TL ödeme yapıldığını, davalı Şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede ödemenin sadece işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti olduğunun, ödemenin içerisinde kıdem ve ihbar tazminatı ödemesinin olmadığının belirtildiğini, davacının çalıştığı süre ve ücretinin resmî kayıtlarla sabit olduğunu ve taraflar arasında bu konularda ihtilaf bulunmadığını, davacının işe iade davasında verilen feshin geçersizliği kararının kesinleşmesinden sonra işe başlatılmadığı için hizmet süresine 4 ay daha eklenmesi gerektiğini ve böylece kıdem süresinin 15 yıl, 2 ay, 25 gün olduğunu, hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatı farkı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin çalışma şeklinde tespit edilen usulsüzlükler sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin (II) numaralı bendi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, işe iade için açılan davanın kesinleşmesi sonrası müvekkili Şirkete yapılan başvuru sonrası davacının işe alınmayarak tazminatlarının ödenmesine karar verildiğini ve davacının tüm hak ve alacaklarının usulüne uygun şekilde hesaplanarak ödendiğini, davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendi gereğince haklı nedenle feshedilmiş olup kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını, davacının açmış olduğu işe iade davasının lehine neticelenmesi sonucunda da davacıya boşta geçen süre ve yan haklar ile işe başlatmama tazminatının ödendiğini, ücret konusunda takdirin tamamen işverene ait olduğunu ve müvekkili Şirk...