Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/7950 · K. 2022/10097
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/7950 K. 2022/10097

E. 2021/7950K. 2022/1009730 Haziran 2022
kıymet takdirialacağın tahsiliamme alacağıbilirkişi raporubozma kararıeksik incelemehacizkamu alacağının tahsilikamu hizmetikamulaştırmamuvazaasatış bedelitaşınmaz satışıbağımsız bölümbedel tespiti
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Asıl ve birleşen davalar, 6183 sayılı Yasaya göre yapılan takipte kıymet takdirine itiraz ve yeniden kıymet takdiri istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri, üçüncü kişilerden olan alacaklarını kamu gücünün yardımını kullanarak tahsil edebilirler. Söz konusu kamu gücünün yardım ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiştir. Şüphesiz Devlet de özel hukuk kişisi olarak davrandığında, anılan kanun hükümlerinden yararlanarak alacağını tahsil edecektir. Ancak, kamu hizmetinin karşılanması amacıyla devletin kamu...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2021/7950 E. , 2022/10097 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :... Mahkemesi

Asıl ve birleşen davalar, 6183 sayılı Yasaya göre yapılan takipte kıymet takdirine itiraz ve yeniden kıymet takdiri istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri, üçüncü kişilerden olan alacaklarını kamu gücünün yardımını kullanarak tahsil edebilirler. Söz konusu kamu gücünün yardım ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiştir. Şüphesiz Devlet de özel hukuk kişisi olarak davrandığında, anılan kanun hükümlerinden yararlanarak alacağını tahsil edecektir. Ancak, kamu hizmetinin karşılanması amacıyla devletin kamu gücüne göre koyduğu mali yükümlerden doğan alacaklar olarak tanımlanan kamu alacaklarının tahsilinde Devlet kamu gücünün kullanımını Özel Hukuktan doğan alacaklar bakımından yetkili kılınan mercilerden istemez. Kamu gücünü Devlet bizzat kendisi kullanır. Bu konudaki usul ile ilgililerin hak ve ödevleri 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunla düzenlenmiştir. (...; Açıklamalı A.A.T.U.H.K. Maliye ve Hukuk Yayınları, Mart 2007, s;3) 6183 sayılı Kanun kapsamında haczedilenlerin kıymet takdiri anılan Kanunun 91inci maddesinde düzenlenmiş olup, kıymet takdirine karşı başvurulacak kanun yolu gösterilmemiştir. Ancak bu yönde, Danıştay 3. Dairesinin 27/09/2013 tarih, 2013/7453 Esas, 2013/3731 Karar sayılı ilamında benimsendiği üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Gayrimenkul Malların Haczi ve Satışı" başlıklı üçüncü bölümünde, satış öncesinde, haciz, satış komisyonlarının oluşturulması, değer biçme, satış şartnamesinin hazırlanması, satış ilanı ve ihale yapılması gibi bazı işlemlere ilişkin yasal düzenlemelere yer verilmiş olup, söz konusu işlemlerin herbirinin idarenin tek taraflı olarak idari icra gücüyle tesis edilen zincir işlem niteliğinde olduğu tartışmasız olup, satış komisyonunca takdir edilen bedel üzerinden taşınmazların satışa çıkarılacağı ve satış bedeli üzerinden vergi/prim borcunun karşılanacak olması nedeniyle davacının hukuksal durumunun etkilendiğinin açık olduğu göz önüne alındığında ortada iptal/itiraz davasına konu olabilecek nitelikte, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunduğu sonucuna varıldığından, söz konusu işleme karşı dava yoluyla iptal/itiraz ve yeniden bedel tespiti istenebileceği kabul edilmesi gerekmektedir. Öncelikle belirtilmelidir ki; arsa niteliğindeki taşınmazlara, banka alımları, açıkça muvazaalı satışlar, artık parsel satışları ve kamulaştırma alanlarındaki satışlar gibi özel amacı olanlar dışındaki satışlar, değerlendirme tarihinden öncesine ait olmaları şartıyla emsal alınmak suretiyle...

Benzer Kararlar

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/5184 · K. 2022/1098

1 Mart 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/5179 · K. 2022/4813

18 Ekim 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/5551 · K. 2022/4892

24 Ekim 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/1204 · K. 2022/1574

22 Mart 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/12550 · K. 2022/9521

21 Haziran 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/10360 · K. 2022/9519

21 Haziran 2022