Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/3101 · K. 2022/5747
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3101 K. 2022/5747

E. 2021/3101K. 2022/574712 Eylül 2022
tazminatmanevi tazminatsözleşme süresiyasal sürebozma kararızarar tazminimaddi tazminattazminat davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.01.2021 tarih ve 2018/1195 E. - 2021/42 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında 20/03/2008 tarihli acentelik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının 24/11/2011 tarihli mail ve 24/12/2011 tarihli noter tasdikli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davalının feshinin haksız olduğunu, davacının haksız fesih nedeni ile poliçe komisyon ve müşteri portföy kazancından mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/3101 E. , 2022/5747 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.01.2021 tarih ve 2018/1195 E. - 2021/42 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında 20/03/2008 tarihli acentelik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının 24/11/2011 tarihli mail ve 24/12/2011 tarihli noter tasdikli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davalının feshinin haksız olduğunu, davacının haksız fesih nedeni ile poliçe komisyon ve müşteri portföy kazancından mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL maddi tazminatın 24/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, davacının acenteliğinin iptali ile iş yapamaz duruma gelmesi, ticari itibarının zedenlenmesi nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, ödenmeyen kampanya komisyonlarından 10.000,00 TL'nin komisyon ödemelerinin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşmede belirtilen şartlara ve talimatlara uymadığını, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacının son iki yıldır kendisine verilen hedefleri gerçekleştiremediğini, bu nedenle de müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, haklı fesih nedeniyle de davacının portföy tazminatı ve komisyon taleplerinin dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 20/03/2008 tarihli olduğu ve 20/12/2011 tarihinde davalı tarafça noter kanalı ile feshedilmiş olduğu, ancak davalının sözleşmeyi süresinden önce ve ihbarda 3 aylık yasal süreyi acenteye tanımaksızın sözleşmeyi derhal feshetmesinin yasa hükümlerine aykırı olduğu, açıklanan nedenle davalının davacı acentenin sözleşmenin süresinden önce ve derhal feshedilmesinden doğan zararlarını tazmin etmesi gerekeceği, Türk Ticaret Kanununun 122. maddesinde, sözleşmenin sona ermesinden sonra, acentenin portföy tazminatına talep etme hakkının varlığına hükmedilmesi halinde, bunun 5 yıllık faaliyetinin sonucu aldığı komisyon ve diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağının düzenlendiği, inceleme sonucunda davacı ile davalının arasındaki sözleşmenin yürürlükte kaldığı 2008-2009-2010 ve 2011 yıllarına ilişkin ortalama kazancının 84.160,02 TL olduğunun tespit edilmiş olduğu ve bu nedenle davacının bu tutarda portföy zararının davalıdan tazminini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 84.160,02 TL nın 2...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3377 · K. 2022/5652

8 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1295 · K. 2022/3757

11 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/4998 · K. 2022/6794

10 Ekim 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/4464 · K. 2022/6173

22 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/3868 · K. 2022/5787

13 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2798 · K. 2022/6345

27 Eylül 2022