Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/366 · K. 2022/5056
Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/366 K. 2022/5056

E. 2022/366K. 2022/505612 Eylül 2022
iptal kararımülkiyet hakkızilyetliktapu sicilitapu iptalimirasçılık belgesikazanılmış haktapu iptali ve tesciliptal davasıhukuki güvenlik ilkesielbirliği mülkiyetihak düşürücü süretapusuz taşınmazecrimisil
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21/05/2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/09/2022 tarihinde oy çokluğuyla ile karar...

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi 2022/366 E. , 2022/5056 K.

"İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ... vd.

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21/05/2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/09/2022 tarihinde oy çokluğuyla ile karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713. maddesinin 2. fıkrasında düzenlendiği halde, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen "..ölmüş" hukuksal sebebine dayalı tapu iptal ve tescil isteminden ibarettir. Dava konusu taşınmaz, tapuya kayıtlı olup tapu maliki dava tarihinden önce ölmüş ise de, yasal mirasçıları mevcut olup davada da kendilerine husumet yöneltilmiştir. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilebilmesi için yasalarda dayanağının olması ve yasada öngörülen koşulların zilyet yararına oluştuğunun mahkemece sabit görülmesi gerekir. Esasen, tapu maliki ölmüş ise zilyet lehine zilyetlikle kazanım, gerek mülga 743 sayılı Türk Medenisi Kanununun 639. maddesine ve gerekse de 1 Ocak 2002 günü yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 713. maddesinde düzenlenmişti. Ne var ki, TMK yürürlükte iken yasanın 713. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ölmüş" sözcüğü, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2009/58 Esas, 2011/52 sayılı Kararıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi gerekçesinde özetle şu hususlara değinmiştir. "Tapuya kayıtlı bir taşınmazın malikinin ölmesi halinde, bu taşınmazın sahibi mirasçılarıdır. Mirasçılar bu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını mirasbırakanın ölümü ile birlikte kanun gereğince tescile gerek kalmadan kazanmaktadırlar. Hukukun genel ilkelerinden birisi de mülkiyet hakkının "zaman ötesi" niteliği, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramamasıdır. Bu nedenle, Medeni Kanun tarafından bir taşınmaz malikinin mirasçılarına tanınmış olan hakların, hak sahiplerince yirmi yıl boyunca kullanılmaması, o kimselerin taşınmazla aralarındaki ilişkiyi fiilen kestiğini göstermiş olsa bile, o taşınmazla aralarındaki hukuksal ilişkinin sona erdiği anlamına gelmez. Mirasçıların devam eden mülkiyet hakkı, taşınmazı fiilen kullanma hakkını içerdiği gibi kullanmama hakkını da içerir. Mülkiyet hakkının mutlaklığı ve...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 12

I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 14

III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 8

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 9

IX. Yargı yetkisi

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 713

b. Olağanüstü zamanaşımı

OtomatikKanun

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 154

Hakkı olmayan yere tecavüz

Benzer Kararlar

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/2071 · K. 2022/5172

14 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/358 · K. 2022/2057

16 Mart 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/2335 · K. 2022/5262

19 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/342 · K. 2022/4204

9 Haziran 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/735 · K. 2022/5228

15 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/2066 · K. 2022/4955

7 Eylül 2022