E. 2021/16626 K. 2022/11124
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerine atılı mala zarar verme suçunda suç kastının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı CMKnın 223/2-c maddesi uyarınca üzerine atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUKnun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 2-Sanık ...ın temyiz isteminin incelenmesine gelince; 5271 sayılı CMK'nın 223 (9) hükmünün uygulanması ve özellikle derhâl kavramının nasıl...
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2021/16626 E. , 2022/11124 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerine atılı mala zarar verme suçunda suç kastının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı CMKnın 223/2-c maddesi uyarınca üzerine atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUKnun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 2-Sanık ...ın temyiz isteminin incelenmesine gelince; 5271 sayılı CMK'nın 223 (9) hükmünün uygulanması ve özellikle derhâl kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir. Birinci görüşe göre; 5271 sayılı CMK'nın 223 (9)'da yer alan derhâl kavramını, delil takdirine girmeden beraat kararı verilebilecek, İşin esasına girmeden fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ya da kanun değişikliği ile fiilin sonradan suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı kabul etmek ve maddeyi de bu kabul ışığında uygulamak gerektiğinden; zamanaşımı süresi dolduğu için dosyanın esasına girmeden, davayı düşürmek gerekir. Doktrin tarafından büyük ölçüde benimsenen diğer görüşe göre ise; yargılamanın geldiği aşama itibariyle ilâve bir araştırma yapılmasına ya da delil toplanmasına gerek kalmadan, verilmiş olan beraat kararı usul ve yasaya uygun bir karar olarak değerlendiriliyorsa, iş bu karar dairesince onanmalıdır. Eğer dairece yapılan değerlendirmeye göre; beraat kararı hukuka ve yasaya uygun olarak kabul edilemiyorsa, diğer bir anlatımla örneğin, sanığın mahkûmiyetine karar vermek gerekiyorsa ya da eksik soruşturma söz konusuysa, o takdirde davanın zamanaşımından düşürülmesi gerekir. Aşağıda açıklayacağımız gerekçeler ışığında birinci görüşün; kanunun lafzına da, ruhuna da uygun olmadığını düşünmekteyiz. Bilindiği üzere, 5271 sayılı CMKnın yazılı bir gerekçesi yoktur. Derhâl kelimesi çabucak (bkz. tdk.gov.tr internet sayfası) anlamına gelmekte olup, madde metninde; davanın esasına girmeden, delil takdiri gerektirmeyen durumlar ya da fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ve benzeri sınırlayıcı kavramlar mevcut değildir. Bu nedenle, belirtilen hususları 5271 sayılı CMKnın 223(9)ncu maddesinin uygulama koşulları olarak kabul etmek mümkün değildir. Değil mahkeme ve hâkim, gerektiğinde Cumhuriyet savcısı ve kolluk amiri (Örneğin; 5271 sayılı CMK'nın 119 hükmü uyarınca aramada ...), kolluk ve hatta üçüncü kişiler (5271 sayılı CMK'nın 90. maddesi hükmü uyarınca, suçüst...