1- Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın 19/01/2016 tarihli mahkemesinde alınan ifadesinde, savunmasını kendisinin yapacağını beyan ettiği, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı, sanığa soruşturma aşamasında ve sorgu sırasında atanan müdafii ile yargılama sırasında aynı anda hazır bulunmadığı, bu nedenle müdafiilik ilişkisinin kurulmadığı, gerekçeli kararın bu müdafiiye tebliğ edildiği anlaşılmakla; sanığa soruşturma aşamasında atanan Av. ... YALÇINın sanık hakkındaki hükümleri temyize yetkisi bulunmadığı belirlenmekle; sanık müdafiinin temyiz isteminin,1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın 19/01/2016 tarihli...
2. Ceza Dairesi 2021/3264 E. , 2022/14838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın 19/01/2016 tarihli mahkemesinde alınan ifadesinde, savunmasını kendisinin yapacağını beyan ettiği, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı, sanığa soruşturma aşamasında ve sorgu sırasında atanan müdafii ile yargılama sırasında aynı anda hazır bulunmadığı, bu nedenle müdafiilik ilişkisinin kurulmadığı, gerekçeli kararın bu müdafiiye tebliğ edildiği anlaşılmakla; sanığa soruşturma aşamasında atanan Av. ... YALÇINın sanık hakkındaki hükümleri temyize yetkisi bulunmadığı belirlenmekle; sanık müdafiinin temyiz isteminin,1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın 19/01/2016 tarihli mahkemesinde alınan ifadesinde, savunmasını kendisinin yapacağını beyan ettiği, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı, sanığa soruşturma aşamasında ve sorgu sırasında atanan müdafii ile yargılama sırasında aynı anda hazır bulunmadığı, bu nedenle müdafiilik ilişkisinin kurulmadığı, her ne kadar 05/02/2016 tarihli karar Av. ... ....a tebliğ edilmiş ise de, adı geçen avukatın görevinin iddianamenin kabul kararı ile kendiliğinden sona ermiş olması nedeniyle sanık müdafii sıfatıyla hükmü temyize hak ve yetkisi olmadığının ve gerekçeli kararın sanığa da tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın 25/05/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 15/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.