Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 01.03.2017 tarihli, 2017/422 Esas, 2017/689 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/13-2010/376 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının cürüm işlemek için teşekkül meydana getirmek suçundan 01.09.2004 - 08.12.2005 tarihleri arasında 463 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında söz konusu suçtan 765 sayılı TCKnın 313 ve 102/4 maddeleri gereğince zamanaşımından düşme kararı verildiği, kararın 20.07.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın tutukluluğun 5271 sayılı CMKnın yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihine kadar olan kısmı için 466...
12. Ceza Dairesi 2021/3302 E. , 2022/5786 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 01.03.2017 tarihli, 2017/422 Esas, 2017/689 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/13-2010/376 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının cürüm işlemek için teşekkül meydana getirmek suçundan 01.09.2004 - 08.12.2005 tarihleri arasında 463 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında söz konusu suçtan 765 sayılı TCKnın 313 ve 102/4 maddeleri gereğince zamanaşımından düşme kararı verildiği, kararın 20.07.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın tutukluluğun 5271 sayılı CMKnın yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihine kadar olan kısmı için 466 sayılı Kanuna, 01.06.2005 tarihinden sonraki kısmı için ise; 5271 sayılı CMK hükümlerine tabi olduğu anlaşılmakla; Davacının 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, tazminata esas ceza davasındaki beraat hükmünün 20.07.2011 tarihinde kesinleşmesinin ardından CMKnın 142/1 maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 24.06.2015 tarihinde dava açılması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği gerekçesi ile davanın reddedilmesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; Davacının tutuklama tarihi olan 01.09.2004-01.06.2005 tarihleri arasındaki tutukluluğunun tutuklama tarihinde yürürlükte bulunan 466 sayılı Yasa hükümlerine 01.06.2005-08.12.2005 tarihleri arasındaki tutukluluğunun ise; tutukluluk tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK hükümlerine tabii olması dolayısıyla dava açma sürelerinin farklılık gösterdiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2019 tarih, 2017/12 - 535 Esas, 2019/422 ve 2017/12 - 536 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararlarında vurgulandığı üzere 466 sayılı Kanuna tabi olan tazminat davalarında dava açma süresinin kesinleşmiş karardan davacının haberdar olduğunun tespit edilmesi halinde bu tarihten itibaren 3 ay içerisinde, davacıya tebliğ edilmediği ve davacının haberdar olduğuna ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı durumlarda ise davacının yokluğunda verilmiş kararın karar tarihinden itibaren 3 ay, 10 yıllık sürenin geçmesi sonucu dava açma hakkının kaybedileceği, 5271 sayılı CMK hükümlerine göre ise; tazminat davası açma süresinin kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmesinin ardından 3 ay ve her halde kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, bu minvalde davacının 466 sayılı Yasa hükümlerine tabii o...