"İçtihat Metni"Mahkeme : İZMİR 40. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hükümler : Ceza verilmesine yer olmadığına Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 29/08/2014 tarihli olay tutanağına göre; şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst yoklaması yapılacakken üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda pantolonunun sağ cebinde sakladığı uyuşturucu maddeyi polislere teslim ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/12/2018 tarihli, 2016/20-1453 esas ve 2018/604 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 2559 sayılı PVSKnın 4/A maddesinde polise, kişileri ve araçları tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması hâlinde durdurma ve yoklama biçiminde üstlerinde kontrol yapma yetkileri tanındığı, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27. maddesinde bu yetkinin kullanılması için "umma" derecesinde...
10. Ceza Dairesi 2020/9687 E. , 2022/9362 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : İZMİR 40. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hükümler : Ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 29/08/2014 tarihli olay tutanağına göre; şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst yoklaması yapılacakken üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda pantolonunun sağ cebinde sakladığı uyuşturucu maddeyi polislere teslim ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/12/2018 tarihli, 2016/20-1453 esas ve 2018/604 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 2559 sayılı PVSKnın 4/A maddesinde polise, kişileri ve araçları tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması hâlinde durdurma ve yoklama biçiminde üstlerinde kontrol yapma yetkileri tanındığı, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27. maddesinde bu yetkinin kullanılması için "umma" derecesinde makul şüphe arandığı, kolluk görevlisinin tecrübesine dayanarak, izlediği davranışlarından, o kişinin bir suç işleyeceği veya işlediği hususunda kanaat elde etmesi veya kişinin silâhlı olduğu ve hâlen tehlike yarattığı kanaatine varması durumunda kişiyi durdurup yoklama biçiminde kontrol yapabileceği belirtildiğinden, somut olayımızda sanığın tedirgin hareketleri ile sanığın kaba üst yoklaması yapılması konusunda makul bir şüphenin bulunduğu anlaşıldığından ayrıca bir arama kararı ya da yazılı arama emri alınmasına gerek bulunmadığı, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan suç konusu maddelerin ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği, kolluk görevlilerince kaba üst yoklaması yapılmadan sanığın rıza ile uyuşturucu maddeyi teslim etmesi karşısında, sanığın eyleminin sübut bulduğu anlaşılmakla; 24/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının 11/10/2014 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği ancak kesinleşmesi beklenmeden infazı için dosyanın 29/09/2014 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı gözetilmeksizin denetime başlanıldığı, şüpheli hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, şüphelinin bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile, 24/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ...