Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/4625 · K. 2022/6885
Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/4625 K. 2022/6885

E. 2022/4625K. 2022/688522 Eylül 2022
bağımsız bölümalacağın temlikisatış sözleşmesibozma kararıitirazın iptalikazanılmış haktapuya tesciltazminaticra inkar tazminatıicra takibiinşaat yapım sözleşmesiiptal davasısatış bedeli
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; sahibi olduğu daireyi dava dışı Kemal isimli şahsa harici satış sözleşmesi ile 07/06/2011 tarihinde 170.000 TL bedel karşılığında sattığını, satış bedelinin bir bölümünün iş karşılığında, geriye kalan bölümünün ise nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını; daha sonra, 31/03/2013 tarihinde dairenin, Kemal isimli kişiden davalı tarafından 33.680TL bakiye borç ile devraldığını, tapusunun kardeşi üzerine devredildiğini ve teslim edildiğini; ayrıca, davalının 21/03/2013 tarihli harici satış sözleşmesi gereğince ödemesi gereken 2.286TL iskan...

Karar Metni

3. Hukuk Dairesi 2022/4625 E. , 2022/6885 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; sahibi olduğu daireyi dava dışı Kemal isimli şahsa harici satış sözleşmesi ile 07/06/2011 tarihinde 170.000 TL bedel karşılığında sattığını, satış bedelinin bir bölümünün iş karşılığında, geriye kalan bölümünün ise nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını; daha sonra, 31/03/2013 tarihinde dairenin, Kemal isimli kişiden davalı tarafından 33.680TL bakiye borç ile devraldığını, tapusunun kardeşi üzerine devredildiğini ve teslim edildiğini; ayrıca, davalının 21/03/2013 tarihli harici satış sözleşmesi gereğince ödemesi gereken 2.286TL iskan bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında 35.966TL alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm; taraf vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 15/04/2019 tarihli ve 2016/13940 Esas 2019/4914 Karar sayılı ilamıyla; " (... Tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması, TMK'nun 706, TBK'nun 237, Tapu Kanunu'nun 26. ve Noterlik Kanunu'nun 60.maddeleri gereği geçerlilik koşuludur. Dolayısıyla, yasa hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir; burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir. Öte yandan, geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, yükleniciye ait olacağı kararlaştırılan bir bağımsız bölümün, yüklenici tarafından adi yazılı bir sözleşmeyle üçüncü kişiye satılması, Yargıtay'ın kökleşmiş uygulamasına göre tapulu taşınmaza ilişkin bir satış sözleşmesi değil, Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve sonraki maddelerinde düzenlenen "alacağın temliki" hükümlerine tabi bir işlemdir. Başka bir ifadeyle, böyle durumlarda, yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, kendisine düşen bir bağımsız bölümü üçüncü kişiye satmış değil; kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde söz konusu bağımsız bölüm yönünden arsa sahibine karşı sahip olduğu alacağını, diğer bir ifadeyle sözleşmeden doğan kişisel hakkını üçüncü kişiye temlik etmiş sayılır. Kısaca, böyle durumlarda yüklenici ile üçüncü kişi arasında bir "alacağın temliki" sözleşmesi bulunur. Türk Borçlar Kanunu'nun 184. maddesinde, alacağın temliki sözleşmesinin geçerliliği ise, sadece yazılı şekle tabi tutulmuş olup, resmi şekle bağlanmamıştır. Dolayısıyla, yazılı şekilde düzenlenmiş olması şar...

Atıf Yapılan Mevzuat

KesinKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 3

davalarında görev

Benzer Kararlar

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/1446 · K. 2022/3759

19 Nisan 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/1463 · K. 2022/3761

19 Nisan 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/1445 · K. 2022/3758

19 Nisan 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/4843 · K. 2022/6565

15 Eylül 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/4717 · K. 2022/6342

12 Eylül 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/6943 · K. 2022/8557

7 Kasım 2022