Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/2-60 Esas ve 2011/126 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyeti, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/2 maddesinde öngörülen kaçak su kullanma suçuna ilişkin olup, bu suçun, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nin 6352 sayılı Kanun ile değişik 163/3. maddesinde karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlenmesi ve koşullarının bulunması durumunda "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi seçeneğinin öngörülmesi karşısında, tekerrür uygulamasına esas alınan hükümle ilgili mahkemesince uyarlama yapılarak sonucuna göre tekerrüre esas olup olmadığı hususu ile 5237 sayılı TCKnin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve...
11. Ceza Dairesi 2020/463 E. , 2022/14914 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/2-60 Esas ve 2011/126 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyeti, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/2 maddesinde öngörülen kaçak su kullanma suçuna ilişkin olup, bu suçun, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nin 6352 sayılı Kanun ile değişik 163/3. maddesinde karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlenmesi ve koşullarının bulunması durumunda "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi seçeneğinin öngörülmesi karşısında, tekerrür uygulamasına esas alınan hükümle ilgili mahkemesince uyarlama yapılarak sonucuna göre tekerrüre esas olup olmadığı hususu ile 5237 sayılı TCKnin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 22.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.