22.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16.10.2014 tarihli çağrı yazısının Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, itiraz süresi ve mercii gösterilmediği için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 22.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyetinin bulunmadığı, hükümde "Yargılama masrafı 22 TL'den az miktarda olduğundan 6183 Sayılı Yasa'nın 106/1 maddesi yollamasıyla CMK'nın 324/4. maddesi gereğince yapılan yargılama masrafının kamu üzerinde bırakılmasına" şeklinde karar verildiği anlaşıldığından,...
10. Ceza Dairesi 2020/9870 E. , 2022/9556 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 22.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16.10.2014 tarihli çağrı yazısının Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, itiraz süresi ve mercii gösterilmediği için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 22.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyetinin bulunmadığı, hükümde "Yargılama masrafı 22 TL'den az miktarda olduğundan 6183 Sayılı Yasa'nın 106/1 maddesi yollamasıyla CMK'nın 324/4. maddesi gereğince yapılan yargılama masrafının kamu üzerinde bırakılmasına" şeklinde karar verildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki 1, 2, 4 ve 5 numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. 1- Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, birleşen dosya kapsamında verilen 22.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın 18.03.2015 tarihli eylemi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, 2- Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye ceza mahkemesince,...