5237 sayılı TCK'nun 163/3. maddesinde, elektrik enerjisinin, sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde karşılıksız yararlanma suçunun oluşacağı düzenlendiğinden, somut olayda, kaçak elektrik tespit tutanaklarında sayaç bağlantıları doğru, elektrik kullanımı yapılıyordu şeklinde olduğu, sanığın kesilen elektriği şirketin bilgisi dışında açtığının belirtildiği dikkate alındığında, sanığın suça konu yerde ne kadar süredir bulunduğu araştırılarak, kaçak elektrik kullandığı süre tespit edilip, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının uyumlu olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, kaçak kullanım olduğunun tespit...
2. Ceza Dairesi 2022/6412 E. , 2022/15604 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nun 163/3. maddesinde, elektrik enerjisinin, sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde karşılıksız yararlanma suçunun oluşacağı düzenlendiğinden, somut olayda, kaçak elektrik tespit tutanaklarında sayaç bağlantıları doğru, elektrik kullanımı yapılıyordu şeklinde olduğu, sanığın kesilen elektriği şirketin bilgisi dışında açtığının belirtildiği dikkate alındığında, sanığın suça konu yerde ne kadar süredir bulunduğu araştırılarak, kaçak elektrik kullandığı süre tespit edilip, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının uyumlu olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, kaçak kullanım olduğunun tespit edilmesi halinde ise; 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirildiğinde, katılan kurumun kaçak elektrik kullanımına dair tespit tutanaklarına ilişkin cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, dosya içerisinde bulunan kurumun dilekçesi ve ilgili evraklar doğrultusunda sanığın bir kısım ödemede bulunduğu anlaşılmakla, ödenen toplam miktar tespit edildikten sonra bilirkişinin hesaplayacağı miktarı karşılaması halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, karşılamaması halinde bakiye kalan kısım için sanığa kalan miktarı da belirtilmek suretiyle bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre kalan zararı gidermesi halinde hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, sanığın kalan zararı gidermemesi halinde ise sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.