"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespitine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı vekili, davacının 01.06.1996-17.02.2000, 29.08.2001-21.10.2005, 01.09.2006-25.03.2007, 01.01.2008-18.11.2008 tarihleri arasında davalı işyeri nezdinde çalışmasına rağmen bildirilmeyen hizmetlerinin gerçek ücret üzerinden tespitini talep etmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde, davanın yasal dayanağını (mülga) 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi oluşturmaktadır. Anayasal...
10. Hukuk Dairesi 2022/8467 E. , 2022/11412 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespitine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı vekili, davacının 01.06.1996-17.02.2000, 29.08.2001-21.10.2005, 01.09.2006-25.03.2007, 01.01.2008-18.11.2008 tarihleri arasında davalı işyeri nezdinde çalışmasına rağmen bildirilmeyen hizmetlerinin gerçek ücret üzerinden tespitini talep etmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde, davanın yasal dayanağını (mülga) 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi oluşturmaktadır. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Dairemizin 19/03/2015 tarih 2014/28262 E, 2015/5297 K sayılı bozma ilamı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21 - 43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını yada kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değerde delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında dava konusu somut olayda davalı işyerinin kapsamı, davacının davalı işyerinde hangi işlerde çalıştığı, bu çalışmalarının ne kadar süreyle yapılabileceği, buna göre çalışmasının tam zamanlı çalışmayı gerektirip gerektirmediği, çalışmanın varlığı ve süresi yöntemince araştırılmalı, işe başlama ve işten ayrılma tarihi şüpheye mahal vermeyecek şekilde tespit edilmeli, tespiti istenilen dönemde davalı işyerine ait sefer kayıtları dosyaya getirtilmeli, davacının çalışmış olduğu dava dışı işyerleri ile davalı işyeri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalı, organik bağ bulunmadığı tespit edilecek olursa, davacının davalı işyerinde ki ilk çalışmasının 19.05.2008 tarihi olduğu nazara alınarak, 01.06.1996-17.02.2000 tarihleri arasında hak düşürücü sürenin geçip geçmediği belirlenmeli, dosyada mevcut dönem bordrolarında ismi bulunan ve mahkemece resen seçile...