Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.09.2020 gün ve 2015/1074 - 2020/356 sayılı kararı onayan Daire'nin 07.02.2022 gün ve 2020/8118 - 2022/882 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı, yetkilisi bulunduğu dava dışı Ufotek Bilg. San. A.Ş.'nin kullandığı kredi nedeniyle kendisi ve diğer borçlu şirketler hakkında icra takibi yapıldığını, takip dayanağı bononun 7.000.000 USD bedelli, borçlularının Ufotek Bilg. San. A.Ş., Datron Bilg. San. ve Tic. Ltd. Şti., Wissco AG ve kendisi, avalistlerinin de yine bu şirketler ve...
11. Hukuk Dairesi 2022/5107 E. , 2022/6445 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.09.2020 gün ve 2015/1074 - 2020/356 sayılı kararı onayan Daire'nin 07.02.2022 gün ve 2020/8118 - 2022/882 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı, yetkilisi bulunduğu dava dışı Ufotek Bilg. San. A.Ş.'nin kullandığı kredi nedeniyle kendisi ve diğer borçlu şirketler hakkında icra takibi yapıldığını, takip dayanağı bononun 7.000.000 USD bedelli, borçlularının Ufotek Bilg. San. A.Ş., Datron Bilg. San. ve Tic. Ltd. Şti., Wissco AG ve kendisi, avalistlerinin de yine bu şirketler ve kendisi olduğunu, bahse konu bonodaki imzanın sahte olduğunu, bu konuda icra mahkemesine imza itirazında bulunduğunu, ancak hükme esas olmayacak nitelikteki rapora istinaden itirazının reddine karar verildiğini, icra mahkemesi kararının kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, aldığı özel bilirkişi raporunda imzanın sahte olduğunun tespit edildiğini, iflasına karar verilmiş olduğundan malvarlığı üzerinde tasarruf ehliyetinin olmadığını, bu nedenle yargılama giderlerini karşılayacak maddi gücünün olmadığını, HMK 334. madde uyarınca adli yardımdan yararlanmasına karar verilmesini, aksi durumda sadece gider avansını karşılayabileceğini, bu durumda da nispi harç açısından adli yardımdan yararlanmasına karar verilmesini, işbu davadaki talebinin iflas masasındaki malvarlığını azaltmaya yönelik olmayıp, aksine alacaklıların lehine bir sonuç sağlamaya yönelik olması nedeniyle aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, bunun İİKnın 191. maddesine de aykırı olmadığını, senetteki imzanın sahte olduğunu ileri sürmenin şahsına bağlı, engellenemez bir hak olduğunu ileri sürerek, adli yardımdan yararlandırılmasını ve davaya konu senedin altına sahte olduğunun yazılarak iptal edilmesini, ayrıca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iflas halinde olması nedeniyle dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının işbu davanın iflas masasının pasifini artırmayacağından bahisle İİKnın 191. maddesi kapsamına girmeyeceği iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, huzurdaki davanın ne bir ihalenin feshi davası ne de tapu iptali davası olmadığını, dava sonucunda doğacak tazminat ve vekalet ücreti gibi alacakların iflas masasının pasifini artıracağını, ayrıca davalı bankanın alacağının iflas idaresi tarafından da kabul edilerek kesinleştiğini, bononun davalı banka yetkilileri huzurunda bizzat davacı tarafça imzalandığını, davanın iflas masasının tasfiye işlemlerini sürüncemede bırakabilmek için kötüniyetle ikame edildiğini belirterek, davanın reddi...