Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanık ... yönünden "14/06/2013, 01/07/2013, 27/09/2013", sanık ... yönünden "25/07/2013, 22/08/2013, 02/10/2013", sanık ... "21/09/2013", sanık ... yönünden "20/11/2013, 02/10/2013", sanık ... yönünden 24/10/2013 olarak belirtilmesi yerine, sanık ayrımı yapılmaksızın "13/05/2013" olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. A) Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararı ve aynı maddede 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu...
10. Ceza Dairesi 2018/1803 E. , 2022/9746 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hüküm : Mahkûmiyet (tüm sanıklar hakkında)
Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanık ... yönünden "14/06/2013, 01/07/2013, 27/09/2013", sanık ... yönünden "25/07/2013, 22/08/2013, 02/10/2013", sanık ... "21/09/2013", sanık ... yönünden "20/11/2013, 02/10/2013", sanık ... yönünden 24/10/2013 olarak belirtilmesi yerine, sanık ayrımı yapılmaksızın "13/05/2013" olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. A) Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararı ve aynı maddede 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, B) Sanıklar ..., ...ve...hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde: 1) 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır" şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar verilen tarih olan 19/11/2014 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla, sanıklar müdafiinin istifası üzerine zorunlu müdafii tayini gerektiği, ayrıca 24/12/2017 tarihinde yürürlüğe giren 696 sayılı KHK ile değişmeden önceki CMK 188/1. maddesi gereğince karar verildiği celsede müdafii bulunması zorunlu olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 2) Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine göre, alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gözetilmeden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, 3) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'...