Bölge adliye mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bölge adliye mahkemesi kararına yönelik olarak sanık müdafii tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildiği, sanık ve müdafii tarafından verilen ayrıntılı temyiz dilekçesinin de, gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği 31.07.2021 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreyi aşacak şekilde 12.08.2021 tarihinde sunulduğu görülmüş ise de; bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafiine gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarfında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz başvurularının süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan...
3. Ceza Dairesi 2022/5937 E. , 2022/5238 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi Bölge adliye mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bölge adliye mahkemesi kararına yönelik olarak sanık müdafii tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildiği, sanık ve müdafii tarafından verilen ayrıntılı temyiz dilekçesinin de, gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği 31.07.2021 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreyi aşacak şekilde 12.08.2021 tarihinde sunulduğu görülmüş ise de; bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafiine gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarfında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz başvurularının süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi
sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; Şırnak Valiliği İl Emniyet Müdürlğünün 12.02.2019 tarihli yazısında ByLock kullanıcı ID numaralarının tespitine ilişkin çalışmaların devam ettiğinin bildirilmesi karşısında; ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun temin edilip; ayrıca, UYAPta oluşturulan Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak, bulunması halinde beyan veya ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip, 5271 sayılı CMKnın 217/1. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse beyan yahut ifade sahipleri tanık olarak dinlenildikten sonra deliller bir bütün halinde değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Önceki hükmün yalnız sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık l...