Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/17956 · K. 2022/13596
Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2019/17956 K. 2022/13596

E. 2019/17956K. 2022/135965 Ekim 2022
muvazaahizmet alımıiş sözleşmesifazla çalışmaKamu İktisadi Teşebbüsübilirkişi incelemesitazminatbilirkişi raporubozma kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Ceza Genel Kurulu'nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK.nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, "Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden bölünerek, aynı fiilden dolayı ayrı mahkumiyet kararlar verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacak olup; Sanık ...'un, mağdurun üniversiteden eski hocası olduğu, o dönemde yaşadıkları bir tartışma nedeni ile aralarında husumet bulunduğu, bu nedenle...

Karar Metni

8. Ceza Dairesi 2019/17956 E. , 2022/13596 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü: Ceza Genel Kurulu'nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK.nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, "Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden bölünerek, aynı fiilden dolayı ayrı mahkumiyet kararlar verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacak olup; Sanık ...'un, mağdurun üniversiteden eski hocası olduğu, o dönemde yaşadıkları bir tartışma nedeni ile aralarında husumet bulunduğu, bu nedenle sanığın başka bir okula gönderildiği, olay tarihinde sanığın, yine eski öğrencisi olan Yusuf'un evinde alkol aldıkları sırada Yusuf'dan mağduru aramasını istediği, sanığın talimatı ile mağduru arayan Yusuf'un, kendisini başka bir arkadaşları olan Yavuz olarak tanıttığı ve buluşmak istediğini söyleyerek mağdurun evden çıkmasını sağladığı, gece 02:20 sıralarında evinden çıkarak arkadaşıyla buluşmaya gittiğini sanan mağdur yolda yürüdüğü sırada, sanık ... ve yanındaki Gökhan isimli kişinin mağdurun yolunu keserek zorla araca bindirdikleri, su deposu civarında bir yere götürerek darp ettikleri, sanık ...'un ayrıca adli emanette kayıtlı tüfekle mağduru tehdit ettiği, sonrasında da mağduru orada bırakarak ayrıldıkları olayda; sanığın eyleminin, kül halinde silahla, birden fazla kişi ile birlikte cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, mağdura yönelik yaralama ve silahla tehdit eylemlerinin ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olup ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 3/a,b maddeleri gereğince tek bir hüküm kurulması ve olayda suçun birden fazla nitelikli halinin oluşması nedeni ile temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA 05.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2019/26210 · K. 2022/13578

5 Ekim 2022

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2020/948 · K. 2022/6599

7 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/10098 · K. 2022/7612

28 Nisan 2022

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2019/7323 · K. 2022/6565

27 Nisan 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2018/977 · K. 2022/12171

9 Haziran 2022

Yargıtay8. Ceza Dairesi

E. 2019/14030 · K. 2022/13913

10 Ekim 2022