Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/6814 · K. 2022/6358
Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/6814 K. 2022/6358

E. 2022/6814K. 2022/635810 Ekim 2022
tazminattazminat davasımanevi tazminatmaddi tazminateksik incelemekoruma tedbirihukuk devletigörevli mahkeme
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağı olan ..4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas, 2015/143 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya vazife görmekten men etmeye teşebbüs suçundan 27.09.2012-19.06.2014 tarihleri arasında 630 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının CMKnın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Davacının 74.856,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel...

Karar Metni

12. Ceza Dairesi 2022/6814 E. , 2022/6358 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi:Ağır Ceza Mahkemesi

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağı olan ..4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas, 2015/143 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya vazife görmekten men etmeye teşebbüs suçundan 27.09.2012-19.06.2014 tarihleri arasında 630 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının CMKnın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Davacının 74.856,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 5.049,36 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Davacı ile ilgili tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 1- 29.05.1957 tarih ve 4 - 16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, Oyak nema kaybı bedelinin de maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği dikkate alınarak, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk ...

Benzer Kararlar

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/6820 · K. 2022/6855

18 Ekim 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/202 · K. 2022/5948

26 Eylül 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/4504 · K. 2022/6154

3 Ekim 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/5069 · K. 2022/5956

26 Eylül 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2022/6815 · K. 2022/5940

26 Eylül 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/4450 · K. 2022/6367

10 Ekim 2022