5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Lehe hükümlerin uygulanmasında usul kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz. şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece lehe kanun hükümlerinin değerlendirilmesi sırasında, kesinleşmiş mahkumiyet kararına ilişkin davanın, dava zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceğinden ve ayrıca dosya içerisindeki sabıka kaydına göre hapis cezası ile mahkumiyeti bulunduğundan 5237 sayılı TCKnın 50/3. maddesi uyarınca hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olmadığı anlaşılan hükümlü hakkında belirlenen kısa süreli hapis...
2. Ceza Dairesi 2022/6771 E. , 2022/16383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Lehe hükümlerin uygulanmasında usul kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz. şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece lehe kanun hükümlerinin değerlendirilmesi sırasında, kesinleşmiş mahkumiyet kararına ilişkin davanın, dava zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceğinden ve ayrıca dosya içerisindeki sabıka kaydına göre hapis cezası ile mahkumiyeti bulunduğundan 5237 sayılı TCKnın 50/3. maddesi uyarınca hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olmadığı anlaşılan hükümlü hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCKnın 50. maddesi uyarınca seçenek tedbirlere çevrilmesiyle ilgili olarak hükümlünün kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alınarak, hakkında TCK-50/1 maddesi hükümlerinin tatbikine takdiren yer olmadığına şeklindeki değerlendirmeyle mahkemece bu hususta karar verilmiş olduğu da anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCKnın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCKnın 493. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle; hükümlünün, 17/02/1998 gecesi saat 02.00 sıralarında, müşteki ...in büfesine muhkem olan kepenk demir ve kilitlerini kırarak girip içeriden çeşitli markalarda sigarayı çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 TCKdaki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Kanunun 116/2-4 maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve suç tarihi itibariyle soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bulunan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, müşteki ...in ölmesi nedeniyle müştekinin mirasçılarının davaya dahil edilerek müştekinin mirasçılarının şikayetlerinden vazgeçip vazgeçmedikleri saptanarak vazgeçtikleri durumda hükümlünün bu vazgeçmeyi kabul etmesi halinde mala zarar verme suçundan mahkumiyete karar verilemeyeceği ve de 5237 sayılı TCKnın 116/4. madde ve fıkrasında düzenlenen geceleyin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun takibinin şikayete bağlı olmadığı, ancak 17/02/1998 olan suç tarihi de dikkate alındığında, 5271 sayılı CMKnın 253/1-b-3 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu gözetilerek, müşteki ...in mirasçıları ile hükümlü arasında 5237 sayılı TCKnın 116/4. madde ve fıkrasında düzenlenen geceleyin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna gör...